(4721 S. K. m. 219, 230, 231, 236) (1086 S. K. m. 428)
Dava: N. B. (K.) ile A. O. K. aralarındaki katılma payı alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair İzmir 3. Aile Mahkemesinden verilen 02.05.2008 gün ve 191/331 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 29.09.2009 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden taraflardan kimse gelmediği için incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildi. Temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı N. B. (K.) vekili, evlilik birliği içerisinde edinilen Karşıyaka ilçesi ...ada ...parseldeki ...numaralı bağımsız bölüm, ... plakalı araç ve Rize V. şubesinde bulunan para için katılma alacağı isteğinde bulunmuştur.
Davalı A. O. K. vekili, davacının ev kadını olup katılma alacağının bulunmadığını, önceden sahibi olduğu araçların satımı ile dava konusu otomobili satın aldığını, bankadaki paranın ise Rize'de bulunan ve vekil edeninin babasına ait çay bahçesinin ürününden elde edilen gelir olup diğer kardeşlere dağıtılmak üzere bankada bekletildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, kısmen kabul kararı verilerek taşınmaz için 61,000 TL, araç için 12.000 TL ve bankadaki para için 23.684,71 TL katılma alacağının yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin isteğin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar 20.09.1999 tarihinde evlenmiş, 31.03.2006 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 18.04.2007 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Başka mal rejimi seçilmediğinden 1.1.2002 tarihine kadar mal ayrılığı, bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar yasal edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. Dava konusu mal varlıkları edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilerek davalı koca adına kayıtlanmıştır. Olayları anlatmak taraflara, hukuki niteleme hakime aittir. Davacı kadın davalı kocanın edinilmiş malları üzerinden katılma alacağı (TMK.m.231) isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece yapılacak iş; eklenecek değerlerden (TMK m.229) ve denkleştirmeden (TMK.m.230) elde edilen miktarlarda dahil olmak üzere davalı kocanın edinilmiş malların (TMK.m.219) toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (TMK.m.231) yarısı üzerinden (TMK.m.236/1) tarafların kazanılmış hakları da dikkate alınarak hüküm kurmaktan ibarettir. Yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir.
Dinlenen taraf tanıklarının ifadeleri ağırlıklı olarak boşanma davasına ilişkin olup, görülmekte olan katılma alacağı davasının çözümü bakımından yetersizdir. Öncelikle yeniden taraf tanıkları dinlenerek iddia ve savunma çerçevesinde ayrıntılı ifadelerine başvurulmalıdır. Bankadaki paranın aidiyeti bakımından banka hareketlerine ilişkin evraklar eksiksiz olarak dosya arasına konularak hüküm kurulurken dikkate alınmalıdır.
Davalı koca savunmasında dava konusu otomobili kişisel malı olan önceki araçlarını satarak aldığını, davacının hakkının bulunmadığını bildirmesine rağmen plakasını verdiği araçların davalı tarafından alım-satım tarihleri açık ve net olarak belirlenmemiştir. Bu nedenle dava dışı ...ve ...plakalı araçlara ilişkin alım-satım tarihleri belirlenerek dosya arasına konulmalı, davalının kişisel malları olup olmadığı bu yolla belirlenmeye çalışılmalıdır.
Ankara G. H. Köyündeki ...parselin davalının babası tarafından üçüncü kişiye satıldığı, parasının davalıya verildiği ileri sürüldüğü halde tapudan satışa ilişkin resmi senet akit tablosu getirtilerek savunmasının doğruluğu, dolayısıyla dava konusu mal varlıklarının edinilmesinde davalının babasından gelen paranın kullanılıp kullanılmadığı araştırılmamıştır.
Bundan ayrı; davalı savunmasında 2004 yılında T.’tan emekli olduğunu, sözkonusu mal varlıklarını emekli ikramiyesi ile edindiğini belirtmesine rağmen emekliliğine ilişkin evraklar da getirtilmemiş, savunmada belirtilen evraklar getirtilip TMK.nun 228/2. maddesi gözönünde bulundurularak kişisel mal ve edinilmiş mal olan bölümleri belirlenmemiştir.
Yukarıda açıklandığı gibi tanıklar dinlenip, uyuşmazlığın çözümüne ilişkin belgeler dosya arasına getirtilerek iddia ve savunma doğrultusunda taraf delilleri toplandıktan sonra bankacı, mali müşavir ve hukukçu bilirkişilerden rapor alınarak uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması gerekirken eksik araştırma ve incelemeye dayanılarak karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulüyle usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 1.228,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 29.09.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)