(4721 S. K. m. 228)
Dava: Davacı H. K. vekili, evlilik birliği içinde edinilen ev, otomobil davalının emeklilik ikramiyesi ve faiz geliri hakkında katılma alacağı isteğinde bulunmuş, yargılamanın ilerleyen aşamalarında ev ve otomobilin evlilik öncesinde mevcut olduğunu, bu değerler hakkında bir isteklerinin olmadığını bildirmiştir.
Davalı E. Y. vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, ev ve otomobil için karar verilmesine yer olmadığına, emeklilik ikramiyesiyle faiz geliri yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile 20.544,62 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Dava dilekçesinin başlığında harca esas değer olarak 1000 TL gösterilmişse de, gerek dava dilekçesinin sonuç kısmında gerekse sonradan mahkemeye verilen dilekçelerde 38.629 TL emeklilik ikramiyesi, 38.305 TL faiz geliri üzerinden katılma alacağı isteğinde bulunulduğunun açıklanmasına ve bu değer üzerinden 11.02.2008 tarihli makbuzla harç tamamlandığına göre, davalı vekilinin talebin aşılarak fazlaya hükmedildiği yönündeki itirazı yerinde görülmemiştir.
Dosya arasındaki bilgi ve belgelere göre, 16.9.1996 tarihinde evlenen taraflar 08.07.2005 tarihinde açılan boşanma davasının kabulü üzerine 02.05.2006 tarihinde boşanmışlardır. Davalı 15.05.2003 tarihinde emekli olarak 38.629 TL emeklilik ikramiyesi almış, bankanın dosya arasındaki yazılarına göre de davalının 2004 yılından mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar toplam faiz geliri 38.305 TL'dir. Mahkemece, emeklilik ikramiyesinin TMK.nun 228 inci maddesi hükmüne uygun olarak hesaplanan bölümünün davalının kişisel malı olarak belirlenip bu miktarın çıkarılmasından sonra kalan miktarı edinilmiş mal olarak kabul edilerek, yine aksi sözleşmeyle kararlaştırılmadığından kişisel malların geliri edinilmiş mal olarak kabul edilerek bilimsel gerekçelere, kanuna ve dosya içeriğine uygun düşen uzman bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sonuç: Tüm bu açıklamalar nedeniyle davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul, kanun ve dosya kapsamına uygun düşen yerel mahkeme hükmünün ONANMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 625 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davacıya verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 14,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubuyla kalan 1.095,37 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına 06.10.2009 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy