(4721 S. K. m. 153, 186, 189)
Dava ve Karar: Davacı Ö. S. vekili, evlilik birliği içinde edinilen dava dilekçesinde belirtilen taşınmazlar, otomobil ve bankalarda bulunan paralar nedeniyle katkı payı alacağı isteğinde bulunmuştur.
Davalı E. S. vekili, davacının ev kadını olup geliri bulunmadığını, tarafların 1996 yılından beri ayrı yaşadıklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davacı kadının mal varlıklarına katkısının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar 14.12.1959 tarihinde evlenmiş, 13.02.2002 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 06.04.2006 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Başka mal rejimi seçilmediğinden eşler arasında evlenme tarihinden 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı, bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı 13.02.2002 tarihine kadar ise yasal edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir.
Dosya içeriğine göre, davacı kadının çalışmadığı ve başka gelirinin bulunmadığı sabittir. Çekişme konusu otomobil dışındaki diğer tüm malvarlıkları eşler arasında mal ayrılığının geçerli olduğu dönemde edinilmiştir. Mal ayrılığında, eşlerden her biri kendi malları üzerinde tasarruf yetkisine ve intifa hakkına sahiptir ve mallarının idaresi kendisine aittir (TKM.nin 186/1. m). Eşlerden her birinin mallarının geliri ve kendi kazançları yine kendilerine aittir (TKM.nin 189.m). TKM.nin 153'ncü maddesi gereğince de eve kadın bakar. Başka bir ifade ile 743 sayılı TKM'ye göre; kadının eve bakması ve ev işlerini yapması yasal ödevidir. Yargıtay kararları ile; katkıyı sağlayan eşin, diğerinden katkısı karşılığı genel hükümlere göre bir tazminat talep edebileceği kabul edilmiştir. Eğer, eşlerden birinin edindiği mala, diğer eşin doğrudan maddi bir katkısı yoksa, bu talep kabul edilemez. Başka anlatımla kadının, ev işlerini yapması ve çocuklara bakmış olması, diğer eşin edindiği mala katkı sayılamaz. Sonuç olarak; 01.01.2002 tarihinden önce, eşler arasında yasal mal ayrılığının geçerli olduğu dönemde, kadın veya kocanın diğerinden katkı payı karşılığı bir tazminat isteyebilmesi için mutlaka parasal veya parayla ölçülebilen maddi bir değer koymak suretiyle bir katkısının olması gerekir. Somut olayda böyle bir katkı olmadığına, 06 VGK 99 plakalı aracın ise mal rejimi sona erdikten sonra alınmış olmasına göre mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Belirtilen bu nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan mahkeme hükmünün onanmasına, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 625 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalıya verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 15,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna 20.10.2009 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy