(4721 S. K. m. 640, 701, 702)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair hükmün Yargıtay'ca incelenmesi süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, bağış ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetliğe dayanarak tapuda Hazine adına kayıtlı bulunan 716 ada 21 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tapuya tesciline kara verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili ile Ü... Belediye Başkanlığı vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalı belediye hakkındaki davanın husumet yokluğu sebebiyle reddine, Hazine hakkındaki davanın ise kabulü ile 716 ada 21 parselin tapu kaydının iptaline, Ü... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2008/584-557 Esas ve Karar sayılı veraset ilamı gereğince payları oranında miras bırakan N. B. mirasçıları adlarına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık konusu 716 ada 21 parsel sayılı taşınmaz 20.02.1959 tarihinde yapılan tapulama çalışmaları sırasında sahibinin müracaatında ibraz edeceği vesikaya göre tespitinin yapılacağı tutanakta açıklanmak suretiyle malik hanesi boş bırakılarak tespiti yapılmış, kesinleşme şerhi de işlenmemiştir. B. H.'nin hasımsız olarak Ü...Kadastro Mahkemesi'nde 2004/6-14 Esas ve Karar sayılı dosyasında açmış olduğu tescil davası sonucunda 250 m2 yüzölçümlü 716 ada 21 parsel nolu taşınmazın malik hanesinin Maliye Hazinesi adına doldurularak tapuya tesciline karar verilmiş, anılan hüküm temyiz edilmeksizin 10.01.2005 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacı dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın miras bırakanı tarafından sağlığında kendisine devredildiğini, çok uzun süreden beri tasarrufunda bulunduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir. Mahallinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar taşınmazın davacıya miras bırakanı annesi N. B. tarafından sağlığında devredildiğini duymadıklarını, murisin ölene dek tasarruf ettiğini, 04.01.1980 tarihinde ölümü ile mirasçılarına kaldığını ve taksim yapılmadığını ifade etmişlerdir. Bu açıklamalara göre dava konusu taşınmaz miras bırakanın terekesine dahil olup, davacının taşınmaz üzerinde sürdürdüğü zilyetlik elbirliği mülkiyeti hükümlerine göre murisin diğer mirasçıları adına da sürdürülmüş sayılır.
TMK'nın 701. maddesinde; Kanun veya kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısıyla mallara birlikte malik olanların mülkiyeti elbirliği mülkiyetidir. Şeklinde tanımlanmıştır. Elbirliği mülkiyetinde mirasçıların tereke malları üzerinde belli pay ve payları olmayıp hakları taşınmazın tamamı üzerine yayılmış olup terekenin tamamını kapsar. Aynı kanunun 702. maddesinde topluluk devam ettiği sürece tasarrufi işlemlerde tüm ortakların oybirliği ile karar vermeleri gerektiği belirtilmiştir. Dava açmak da tasarrufi bir işlem olduğuna göre, mirasçılardan birisinin dava açarak adına tescilini istemesi mümkün değildir. Başka bir anlatımla bir mirasçının elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi bir taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunma yetkisi yoktur. Mirasçılardan birisinin kendi adına açtığı dava diğer mirasçıların paylarını kapsamadığından ve aynı zamanda onlar adına da dava açılmadığından davaya diğer mirasçıların katılması (olurlarının alınması) veya TMK'nın 640. maddesi uyarınca miras ortaklığına temsilci tayin edilmek suretiyle davaya devam edilmesi mümkün değildir. Şu hale göre davacının böyle bir dava açma yetkisi bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken bu husus gözden kaçırılarak işin esasına girilmek suretiyle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bundan ayrı; mirasçılardan B. A. B.'in usulüne uygun bir dava ve isteği bulunmadığı ve davaya kabul şekline göre de muvafakatı olmadığı halde onun hakkında da kabul kararı verilerek iptal ve tescil hükmü kurulmuş olması da doğru değildir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle ve HUMK.'un 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA, 12.10.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy