(4721 S. K. m. 219, 221)
Dava ve Karar: Mahkemece davacı N. T.vekili tarafından davalı A. T. aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda davanın kısmen kabulü ile 6 adet 22 ayar burma bilezik, 12 adet 22 ayar takı bileziği, 1 adet 22 ayar kelepçe bilezik, 1 adet 22 ayar set takımı, 1 adet sarı lira, 15 adet çeyrek altın, 2 adet 14 ayar künyenin aynen iade edilerek davalı A. tarafından davacı N.'a iadesine, olmadığı takdirde bedeli olan 7.320,50 YTL.nin davalı A.'den tahsiline, davacı tarafça talep edilen Aydın Sultanhisar Eskihisar Köyü 474 parselde bulunan 9200 m2 yüzölçümlü incir ve zeytin bahçesi niteliğindeki taşınmaz kişisel mal kabul edilerek bu yerin kira gelirinin 1/2'si olan 6.440 YTL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekiliyle davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 474 parselin davalıya dedesinden kaldığı ve davacının babasının kardeşlerine paylarını vererek taşınmazı davalı adına kaydettirdiği anlaşıldığına göre mahkemece kişisel mal olarak kabul edilmesinde ve traktörle ilgili usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından mahkemece traktörle ilgili hüküm kurulmamış olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Ayrıca davalı taraf evlilik birliğinde davacının takılarının zaruretten satıldığını, takıları davacının rızasıyla verdiğini ileri sürmüştür. Kadına düğünde takılan altın ve ziynet eşyaları ona bağışlanmış sayılır. Bu bağıştan geri dönmeyi gerektirir bir iddia ileri sürülmediğine ve şartları da bulunmadığına göre kocanın evliliğin devamı sırasında bunları bozdurup harcaması kendisini ödeme yükümlülüğünden kurtarmaz. Davalı ziynet eşyalarının davacının rızasıyla bozdurulup harcandığını da kanıtlayamadığına göre mahkemece ziynet eşyalarıyla ilgili davanın yazılı şekilde kabulüne karar verilmiş olması isabetlidir. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıda yazılı husus dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddiyle hükmün açıklanan bu istek kalemleri bakımından onanmasına,
Davalı vekilinin kişisel mal olduğu anlaşılan 474 parselin kira geliriyle ilgili temyiz itirazlarına gelince; TMK.nun 219/4, 221/2 nci maddelerine göre kişisel malın geliri de aksine sözleşme yapılmadığı sürece edinilmiş mal olup davacının kira geliri üzerinde edinilmiş mallara katılma rejimi gereği yarı oranında katılma alacağı bulunmaktadır. Kocanın kişisel malı olan 474 parselin üzerinde 61 adet zeytin ağacının bulunduğu, zeytin ağaçlarının arasında da çilek üretiminin yapıldığı, çilek üretiminin davalının babası tarafından kiraya verilip 3.500 YTL kira geliri elde edildiği tanık olarak dinlenen davalının babasının beyanından anlaşılmaktadır. Davacının bunun dışında fazla kira geliri elde edildiğine ilişkin başka bir delili de yoktur. Mahkemece davacının kira geliriyle ilgili talebiyle bağlı kalınarak ispatlanan 3.500 YTL'nin 1/2'si 1.750 YTL'nin katılma alacağı olarak davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken kira geliri yönünden yetersiz ve davanın niteliğine uymayan hesaplamaları içeren bilirkişi raporundaki açıklamalar dikkate alınarak yazılı şekilde fazlaya hüküm verilmesi doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle usul ve kanuna uygun bulunmayan hükmün kira gelirine ilişkin bölümü yönünden HUMK.nun 428 inci maddesi uyarınca bozulmasına ve aşağıda dökümü yazılı 156,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubuyla kalan 479,10 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına 14.12.2009 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy