(2863 S. K. m. 11) (1086 S. K. m. 366)
Dava: D. E. ve K. Ş. ile Hazine ve Orman İdaresi aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Fethiye 2. Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 26.03.2009 gün ve 593/162 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik nedeniyle 116 ada 1 ve 107 ada 72 parsellerin Hazine adına olan tapu kayıtlarının iptali ile adlarına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili ise; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece; uyulan bozma ilamı uyarınca davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm; davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece verilen davanın reddine ilişkin önceki hüküm; Dairemizin 13.10.2008 tarih 2008/4670-4791 esas ve karar sayılı ilamı ile; ......... Dava konusu parsellerin G.E.E.A.Y Kurulunun 13.11.1982 gün ve A-4020 sayılı kararı ile belirlenen 3. Derece Arkeolojik ve 3. Derece Doğal Sit alanında kaldığı, dava konusu taşınmazlarda Kültür ve Tabiat varlıkları kapsamına giren herhangi bir kültür varlığına rastlanmadığı anlaşıldığına, 30.5.2007 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 5663 sayılı Kanunla değişik 2863 sayılı Kanunun 11. maddesinin 2. cümlesi kapsamında davacılar yararına zilyetlikle kazanma koşulları oluştuğuna göre; davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi isabetsiz olup; karar düzeltme nedenleri bu sebeple yerinde görülmüştür. Denilmek suretiyle bozulmuş ve mahkemece bu bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiş ise de; Dairemize temyiz incelemesi için aynı zamanda gelen Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/588 esas ve 2009/91 karar sayılı dava dosyasına konu olan ve eldeki davanın konusunu oluşturan 116 ada 1 ve 107 ada 72 parselle aynı köy ve aynı mevkide bulunan 107 ada 51 parsel ve çevresine ilişkin bulunan fotoğraflar dikkate alındığında dava konusu taşınmazların gerçek niteliklerinin ne olduğu hususunda duraksama hasıl olmuştur.
Tescil isteğine konu taşınmazın niteliğinin belirlenmesi işi; kamu düzenine ilişkin olup kamu düzeninin var olduğu diğer olaylar da olduğu gibi bu konuda kazanılmış haktan söz edilemez.
Bu amaçla taşınmazların başında yerel ve teknik bilirkişiler vasıtasıyla yeniden keşif yapılması, taşınmazların önceki ve mevcut niteliklerinin içinde bulundukları çevre ile birlikte değerlendirilerek hiç bir duraksama oluşturmayacak biçimde tam olarak belirlenmesi, imar-ihyalarının tamamlanıp tamamlanmadığı, ekonomik amaca uygun biçimde kullanılıp kullanılmadıkları üzerinde durulması, bu konuda ziraat mühendisi bilirkişiden gerekçeli ve denetime imkan veren ayrıntılı rapor alınması, ayrıca HUMK'un 366. maddesine göre taşınmazları ve çevresini gösterir fotoğraflarının yapılacak keşifte hakim denetiminde çektirilip onaylanarak dosya arasına konulmasından sonra bilirkişi raporlarıyla birlikte değerlendirilmesi, ondan sonra uyuşmazlık hakkında karar verilmesi gerekmektedir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle ve HUMK'un 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA 12.11.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy