(4721 S. K. m. 683)
Dava: Sevim ile Cahit ve dahili davalılar Mehmet ve müşterekleri aralarındaki elatmanın önlenmesi ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Gaziosmanpaşa 2. Asliye Hukuk Hakimliği'nden verilen 10.02.2009 gün ve 160/42 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalı Cahit taraflarından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi ve gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, Hazine adına tapuya kayıtlı bulunan 3923 parsel üzerine vekil edeni ile davalının evlilikleri devamı sırasında birlikte zemin katı 1 daire ve 2 dükkan, birinci ve ikinci katlan ikişer daireden oluşan bina inşa ettiklerini, iki adet dairenin boşanmalarını takiben vekil edenin rızası dışında davalı tarafından satıldığını ve davanın bu binada hakkı olmadığının ileri sürüldüğünü, davacının da masrafını da kendi karşılamak suretiyle çatı kata 2 daire daha inşa ederek bunları kiraya verdiğini ve 1998 yılında da davalı aleyhine mülkiyetin tespiti davası açtığını, ancak yargılama aşamasında tarafların noterde 03.08.1998 tarihinde düzenledikleri sözleşme nedeniyle bu davanın takip edilmediğini, bilahare daha önce 2981 Sayılı Yasa'ya göre hak sahibi ve aile reisi sıfatıyla davalı adına yapılan başvurunun davacıya devredildiğine ilişkin temlik mahiyetinde Milli Emlak Müdürlüğü'ne 05.09.1999 tarihli dilekçe verildiğini, boşanma davsının açıldığı tarih itibarıyla var olan binanın 1/2'sinin davacı tarafından velilik birliği içinde kendi ekonomik gücü ile yaptırıldığını, 1/2'sinin ise boşanmaları ve küçük çocuklarının vekil edende kalması nedeniyle davacı tarafından ödence olarak davacıya bırakıldığını, iki dairenin ise bizzat davacı tarafından sonradan yaptırıldığını bildirerek davalı taşınmaz üzerindeki binanın tamamının mülkiyetinin vekil edenine ait olduğunun tespitini, davalının vekil edeninin 1. kattaki dairesinde bulunan eşyaları ve giriş kat kiracısının eşyalarını dışarıya bırakmak suretiyle elatma ve muarazanın önlenmesini, binanın davacıya teslimi ile tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, binanın çatı katı dahil tümünün kendisi tarafından inşa ettirildiğini, bilahare 2 daireyi 3. kişilere sattığını, geçimsizlik nedeniyle müşterek evi terk eden davacının yanında kalan müşterek oğullarına bakmak üzere iki daireyi satış vaadi sözleşmesi ile noterde davacıya devrettiğini, yine tüm kira gelirlerini de bir süreliğine davacıya bıraktığını, halen bir kısım borçlan nedeniyle kiraları kendisinin tahsil etmek istediğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davalı binanın bulunduğu taşınmazın Hazine adına kayıtlı bulunduğu, davalının 03.08.1998 tarihli noterde düzenlenen satış vaadi sözleşmesi ile iki adet bağımsız bölümü davacıya devrettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 3079 ada 13 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binanın 1018 ve 1023. sokağa cepheli dükkan ile 1. normal kat 1018. sokağa cepheli dairenin mülkiyetlerinin tamamının davacıya ait olduğunun tespitine, bu konuda çekişmenin önlenmesine, Davalı Cahit'in elatmasının önlenmesi ve tahliyesi ile davacıya teslimine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu bina, öncesi Hazine adına tapuya kayıtlı 3923 parsel iken imar uygulaması ile 25.10.1988 tarihinde yine Hazine adına kaydedilen 278 m yüzölçümlü arsa vasıflı 3079 ada 13 parsel üzerinde bulunmaktadır. Tapu kaydının beyanlar hanesinde taşınmaz üzerinde davalı Cahit'e ait ev bulunduğu şerh verilmiştir.
Tarafların daha önce evli oldukları, bilahare davacı Sevim tarafından 05.07.1994 tarihinde açılan davanın kabulü ile, Gaziosmanpaşa Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 18.05.1995 tarih, 1994/637 Esas ve 1995/386 Karar sayılı hükmüyle boşanmalarına ve müşterek küçük çocuklar 1979 doğumlu Erhan ile 1986 doğumlu Eren'in velayetlerinin anneye bırakılmasına karar verildiği ve hükmün 29.06.1995 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Davacı yan, niza konusu taşınmaz üzerindeki binanın gerek evlilik birliği içindeki katkısı, gerek boşanma üzerinde noter satışı vaadi ve Milli Emlak Müdürlüğü'ne verilen temlik dilekçesi ile kendisine bırakılması ve gerekse de bilahare yaptırılmış bulunması nedeniyle tümüyle kendisine ait olduğunu ileri sürerek mülkiyetini tespiti, elatmanın ve muarazanın önlenilmesi ve tescil isteğinde bulunmuştur. Davalı ise, söz konusu binanın tamamen kendi geliri ile inşa edildiğini, bilahare iki daireyi 3. şahıslara sattığını, iki daireyi ise davacı-boşandığı karısına çocuklarının geleceği için noterde satış vaadi sözleşmesi ile devrettiğini açıklayarak davanın reddini istemiştir. Davacı tanıkları, davacını ev kadını olduğunu, ancak dikiş dikmek suretiyle gelir sağladığını, davalının ise öğretmen olup uyuşmazlık konusu binayı birlikte yaptıklarını; davalı tanığı, tarafların müşterek çocukları Mehmet ise binanın son iki katının davalı babası ve kendisi tarafından yapıldığını, diğer bölümlerinin yapımına davacının da katkısı bulunduğu, dükkanlar hariç diğer dairelerinin kiralarının davacı annesi tarafından alındığını ifade etmiştir. Dosya içinde mevcut Gaziosmanpaşa 5. Noterliği'nin 03.08.1988 tarihli ve 27123 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinde; satmayı vaat edenin davalı Cahit, satın alanın davacı Sevim olduğu, Cahit'in 3923 parselde inşaatı yapmış olduğu binada kendi uhdesinde kalan giriş katta 1018. sokakta cepheli işyeri ile 1. katta 1018. sokak cepheli daireyi 750.000.000.-TL'ye satmayı vaad ettiği, bedelini aldığını bildirdiği; Sevim'in de sahibi olduğu ve yapımını üstlenip, tamamlanmış Cahit'e ait binadan uhdesinde kalan söz konusu bağımsız bölümleri aldığını bildirdiği anlaşılmıştır. Tarafların imzalarını taşıyan ve bu hususta itiraza uğramayan 05.09.1999 günlü Milli Emlak Müdürlüğü'ne hitaben yazılmış dilekçede ise; Cahit'in tapu tahsisi belgesi almak üzere, evlilik birliğinin devamı sırasında aile reisi sıfatıyla yaptığı başvuru dosyasının Sevim adına düzeltilmesi talep edilmiştir. Her ne kadar davacı yan, Milli Emlak Müdürlüğü'ne sunulan 05.09.1999 günlü dilekçe ile, binanın tamamının kendisine ait olduğunun anlaşıldığını ileri sürülmüş ise de, verilen bu dilekçenin içeriği taşınmaz üzerindeki binanın tamamının Sevim'e ait olduğu şeklinde bir açıklama içermeyip, tapu tahsis işleminin ikisi adına yapılması isteğine yöneliktir. Bu bakımdan davacıya ait bulunduğu yukarıda yazılı noterlikte yapılan satış vaadi sözleşmesi ile sabit bulunan bölümlere ilişkin davanın kabulüne karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Sonuç: Davacı vekili ile davalı Cahit'in tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasa hükümlerine uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 445,50.-TL. peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 1.336,50.-TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına ve aşağıda dökümü yazılı 15,60.-TL. onama harcının peşin harçtan mahsubu ile artan 429,90.-TL'nin istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 10.12.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy