(4721 S. K. m. 678)
Dava: Fatma Akbulut ve müşterekleri ile Fikriye Beyazsu ve Ali Tuna aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Çerkezköy 2. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 24.09.2008 gün ve 96/458 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 02.06.2009 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacılar vekili Avukat Hasan Öztürk ve karşı taraftan Fikriye Beyazsu ve Ali Tuna bizzat ve vekili Avukat Aylin Akyıldız Ünal geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Fatma Akbulut vekili, dava konusu 633 ada 8 ve 12 ada 20 nolu parsellerin ortak miras bırakan Hasan Tuna adına kayıtlı olduğunu, ancak mirasçılarına intikal ederken davacıya pay verilmediğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptaliyle mirasçılık belgesi oranında vekil edeni adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar Fikriye Beyazsu ve Ali Tuna, miras bırakan Hasan Tuna'nın sağlığında yapılan 13.3.1956 tarihli sözleşmeyle davacının miras payını devrettiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacının miras payını TMK.nun 678. maddesine göre geçerli olan sözleşmeyle devrettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya arasındaki tapu kayıtlarına göre uyuşmazlık konusu taşınmazların ortak miras bırakan Hasan Tuna'ya ait iken davalılara intikal ettiği anlaşılmaktadır. TMK.nun 678. maddesinde aynen Miras bırakanın katılması veya izni olmaksızın bir mirasçının henüz açılmamış bir miras hakkında diğer mirasçılar veya üçüncü bir kişi ile yapacağı sözleşmeler geçerli değildir denilmektedir. 13.3.1956 tarihli sözleşmede davacı Fatma'nın imzasının bulunduğu açıktır. Ancak, söz konusu senette bulunan mührün miras bırakana ait olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Mahkemece yapılacak iş, sözleşmedeki mührün miras bırakana ait olup olmadığını belirlemek amacıyla yeterli örnek mühürler toplandıktan sonra uzman bilirkişiye inceletilmeli, bu şekilde miras bırakanın anılan kanun maddesi uyarınca sözleşmeye katılıp katılmadığı belirlenmeli, mührün miras bırakana ait olduğunun kanıtlanamaması durumunda davanın şimdiki gibi reddine, aksi durumda ise davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken eksik araştırmaya dayanarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan gerekçeler nedeniyle, davacılar vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve kanuna aykırı bulunan mahkeme hükmünün HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 625 TL Avukatlık ücretinin davalılardan alınarak Yargıtay duruşmasında Avukat marifetiyle temsil olunan davacılara verilmesine, i 4,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 02.06.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy