(2004 S. K. m. 32) (YHGK. 20.09.2006 T. 2006/12-594 E. 2006/534 K.)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Elazığ İş Mahkemesi'nin 2011/5-822 sayılı kıdem ve ihbar tazminatı ilamı ile davalı ... İlaç ve Koz.Tan.Hiz.Tic.A.Ş. aleyhine kıdem ve ihbar tazminatına hükmedildiği; kıdem tazminatına en yüksek banka mevduat faizi, ihbar tazminatına ise yasal faiz işletilmesine karar verildiği görülmüştür.
Borçlu vekili icra mahkemesine başvurusunda; takip tarihi itibariyle asıl alacağa işletilen faizin fahiş olarak hesaplandığını, dönemler itibariyle işlemiş olan faiz miktar ve oranlarının açıkça belirtilmediğini, yasal faiz yerine %45 oranında işleyecek faiz talep edildiğini belirterek icra emrinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece Ziraat Bankası ve İş Bankası'ndan müzekkere ile ilgili faiz oranları getirtilmiş; Ziraat Bankası faiz oranlarına göre hesap yapılan bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmuştur. Alacaklı vekili bilirkişi raporuna son celsede bildirdiği itirazında ve temyiz dilekçesinde, dava dosyasına sunduğu T.C. Merkez Bankası'nın TL üzerinden açılan mevduata uygulanabileceği bildirilen azami faiz oranlarını gösteren belgenin dikkate alınmasını ve buna göre yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasını talep etmiştir.
Bilindiği üzere, Merkez bankası faiz oranları fiilen uygulanan değil, uygulanması muhtemel olan en yüksek mevduat faiz oranlarını göstermekte olup buna göre hesap yapılması talebi doğru değil ise de; HGK.nun 20.09.2006 tarih, 12-594/534 sayılı kararında da vurgulandığı üzere mahkemece yapılacak iş; tarafların bildirdikleri bankalardan hakkın doğum tarihinden itibaren birer yıllık devreler halinde bankalarca mevduata fiilen uygulanan en yüksek faiz oranının sorulması ve hakkın doğum tarihinden itibaren takip tarihine kadar istenebilecek faiz miktarının bilirkişiye hesaplattırılması şeklinde olmalıdır.
Somut olayda, yukarıda bildirilen ilkeler ışığında, tarafların bildirdikleri bankalardan faiz oranları getirtilerek yeniden bilirkişi raporu alınmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.nun 366 ve 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK. m. 297/ç) ve İİK.nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 07.12.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy