(4721 S. K. m. 887)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sivas 1. İcra Müdürlüğünün 2010/5325 Esas sayılı takip dosyası ile borçlular A. G. ve M. A. P. hakkında 13.06.2007 tarih ve 4.816 yevmiye nolu ipotek sözleşmesi dayanak gösterilerek ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılmıştır. Borçlu M. A. P., A. G.'nun Türkiye İş Bankası AŞ nezdinde doğmuş ve doğacak borçlarının teminatını teşkil etmek üzere banka lehine 55.000 TL bedelle ipotek veren konumundadır. Aleyhindeki takibe süresinde itiraz etmiş, alacaklı banka tarafından itirazın kaldırılması talebiyle icra mahkemesine başvurulmuştur.
TMK.nun 887. maddesi hükmüne göre, ipotekli taşınmazın maliki borçtan şahsen sorumlu değil ise, alacaklının ödeme isteminin ona karşı etkili olması, bu istemin hem borçluya, hem kendisine karşı yapılmış olmasına bağlıdır. Bir başka deyişle; ipotek veren 3. kişi yönünden borç muaccel hale getirilmediği takdirde, onun hakkında takip başlatılmaz. Somut olayda, ipotek veren davalıya ihbar yapılması zorunluluğu bulunduğundan bu işlem gerçekleştirilmeden takip yapılması mümkün değildir. Dosyada bulunan ve takipten sonra 10.03.2011 günü tebliğ edildiği anlaşılan 03.03.2011 tarihli ihtarname belirtilen anlamda ihbar niteliğini taşımayacağından ve ihbar yapılmadıkça, 3. kişi yönünden borç muaccel olmayacağından mahkemece itirazın kaldırılması talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.nun 366. ve 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m. 297/ç) ve İİK.nun 366/3.maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 07.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy