(6100 S. K. m. 115)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Borçlu vekili tarafından; vekil edeni aleyhine Bodrum 2. İcra Müdürlüğü'nün 2011/6527 Esas sayılı dosyasında başlatılan ilamlı icra takibi bakımından ilama aykırılık iddiasıyla hüküm veren Mahkemeye yapılan şikayetin, o yer İcra Hukuk Mahkemesinin 2011/846 Esas sayılı dosyasında aynı icra dosyası bakımından icra emrinin iptali istemiyle şikayette bulunulduğu ve HMK.nun 115. maddesi uyarınca aynı davanın daha önce açılmış ve halen görülmekte olmamasının dava şartı olduğu gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Hüküm, borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan ve tüm dosya kapsamından; Bodrum 2. İcra Müdürlüğü'nün 2011/6527 sayılı takip dosyasında, alacaklı tarafından Ankara 7. İdare Mahkemesi'nin 2008/451 Esas ve 2008/551 Karar sayılı ilamına dayanılarak borçlular Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ile Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) aleyhine ilamlı icra takibi yapıldığı, o yer İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2011/846 Esas sayılı dosyasında Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu vekili tarafından ilama aykırılık nedeniyle şikayet yoluyla icra emrinin iptalinin istenildiği görülmüştür.
Ne var ki, icra takibinin dayanağı Ankara 7. İdare Mahkemesi 2008/451 Esas ve 2008/551 Karar numaralı ilamında BBDK ile SPK ayrı ayrı davalı gösterilmiş ve hükümde her iki davalı yönünden ayrı ayrı kurulmuştur. Şikayete konu icra takibinde yine aynı davalılar borçlu olarak gösterilmiştir. Bu durumda, her iki borçlunun ayrı ayrı ilama aykırılık nedeniyle icra mahkemesine şikayete gelme hakları bulunmaktadır. Hal böyle iken; Mahkemece, borçlunun şikayetinin esastan incelenerek, sonucuna göre karar verilmesi yerine, yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.nun 366 ve HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK.nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21.12.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy