(4721 S. K. m. 713) (3402 S. K. m. 14)
Dava: H. Y. ile Hazine ve Sarısaz Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Oltu Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 16.03.2011 gün ve 231/153 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dilekçesinde mevki ve sınırlarını açıkladığı taşınmazın çayır, bahçe ve tarla vasfı ile eklemeli olarak 80 yılı aşkın süredir vekil edeninin eklemeli kazandırıcı zilyetliğinde bulunduğunu, taşınmaz üzerinde ev ve samanlığı olduğunu açıklayarak, taşınmazın vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili,nizalı taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı Köy Tüzel Kişiliği temsilcisi, uyuşmazlık konusu taşınmazın köyün müşterek kullanımında olduğunu açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı yararına zilyetlik yoluyla kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne; teknik bilirkişiler Ümit Okçin ve Atilla Altun'un 11.10.2010 havale tarihli rapor ve ekindeki krokide doğusu ve güneyi Narman Çayı, batısı ark ve kuzeyi selgah ve Narman Çayı ile çevrili 71346,47 m2'lik taşınmazın son parsel numarası ile çayır vasfı ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki; uyuşmazlık konusu taşınmaz 1986 ile 1988 tarihleri arasında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tescil harici bırakılmıştır. Eldeki davanın davacısı tarafından, dava konusu taşınmaz hakkında o yer Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.05.2001 tarih 2001/96 Esas ve 2002/215 Karar sayılı dosyası ile açılan davanın, davacı yararına zilyetlik yoluyla kazanma koşulları oluşmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş ve hüküm 31.01.2003 tarihinde kesinleşmiştir.
Bu kapsamda, davacının aynı yer için açtığı tescil davası, tescil harici bırakılma tarihinden davanın açıldığı tarihe kadar kanunun aradığı 20 yıllık sürenin dolmaması nedeniyle reddedildiğinden 19.01.2007 tarih 2005/1 Esas, 2007/1 Karar sayılı YİBK kararına göre yeniden açılan davanın başarıya ulaşması için ilk davanın kesinleşmesinden itibaren yeniden 20 yıllık sürenin geçmesi gerekmektedir. Hal böyle iken; yukarıda esas ve karar numarası açıklanan dosyasının kesinleştiği 31.01.2003 tarihinden eldeki davanın açıldığı 12.11.2009 tarihine kadar 2005/1 Esas 2007/1 Karar sayılı YİBK uyarınca TMK.nun 713/1 ve Kadastro Kanununun 14/1. maddelerinde aranılan 20 yıllık süre dolmadığına göre, eldeki dava kapsamında davacı yararına zilyetlik yoluyla kazanma koşulları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken; mahkemece az yukarıda açıklanan hususlar gözden kaçırılarak yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının açıklanan nedenlerle kabulüyle; hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 14.12.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy