(3095 S. K. m. 4)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Takip dayanağı ilamda, ... davanın kısmen kabulü ile 45.916,14 Euro'nun 09/12/1999 tarihi itibariyle 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince 91.760 Dem'in Euro dönüşüm tarihine kadar 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesine göre Devlet bankalarının 1 yıllık uyguladıkları faiziyle, Euro dönüşüm tarihinden sonra 45.916,14 Euro'ya 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesine göre Devlet bankalarının 1 yıllık Euro'ya uyguladıkları faiz ile birlikte üstlenen TMSF'den alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine... karar verilmiştir.
İcra takibinde ise, borçludan 107.333,56 TL asıl alacak, 75.058,18 TL işlemiş faiz talep edildiği; borçlu vekilince 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi kapsamında faiz hesaplamasının yanlış yapıldığı ve Euro çevrim kurunun efektif alış kuru olması gerektiği belirtilerek itiraz ve şikayette bulunulduğu; Mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda şikayetin kabulüne karar verildiği görülmektedir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda kamu bankaları arasında en yüksek faiz oranının Halkbank tarafından uygulanan faiz oranı olduğundan bahisle rapor kapsamında gösterilen çizelgeye göre faiz oranlarının uygulandığı, mevcut oranların borçlu vekilinin temyiz dilekçesine eklediği Halkbank faiz oranları listesine uygun olmadığı anlaşılmaktadır.
3095 sayılı Yasanın 4/a maddesine göre; kamu bankalarının o yabancı para üzerinden açtığı bir yıllık vadeli mevduata ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır. Bu madde uyarınca fiilen ödenen en yüksek faiz oranı sorulup buna göre hesaplama yapılması gerekir. Bankaların fiili uygulamalarını göstermeyen, asgari ve azami faiz oranlarını belirten Merkez Bankası faiz oranlarına göre hesaplama yapılamaz. Bilirkişi raporundaki faiz oranlarının fiili ödemeyi gösteren en yüksek oranlar olup olmadığı rapordan anlaşılamamaktadır.
O halde, Mahkemece kamu bankalarının fiilen uyguladıkları oranlar tespit edilerek bilirkişiden ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, denetime elverişli olmayan ve açıklanan ilkeyi yansıtıp yansıtmadığı anlaşılamayan bilirkişi raporuna dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.nun 366. ve 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m. 297/ç) ve İ.İ.K.nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21.12.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy