(1086 S. K. m. 193) (6100 S. K. m. 20)
Dava: S. B.'yla M. K. aralarındaki tapu iptali ve tescil, terditli bedel davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair İstanbul Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 4.4.2012 gün ve 203/158 Sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, taraflar arasında 26.12.1998 tarihinde Aydınlı Köyü 493 parsel G 38 numara 22 kat 2 de bulunan dairenin satışı konusunda sözleşme yaptıklarını, davacının sözleşme bedelini ödemesine rağmen davalının nizalı taşınmazı tapuda devretmediğini açıklayarak, davaya konu taşınmazın tapu kaydının iptaliyle davacı adına tesciline, terditli olarak taşınmazın rayiç değerinin, oda mümkün değilse davacının ödediği 3200 TL'nin günümüz koşullarına uyarlanarak ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, eksik harcın tamamlatılması için davacıya süre verilmesini, davanın esası yönünden ise davacının ibraz ettiği satış sözleşmesinin hukuken geçerli olmadığını, taşınmazın Tapu Müdürlüğünde satışı dışında yapılan sözleşmelerin geçersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece tapu iptal ve tescil taşınmazın rayiç değerinin tahsiline yönelik davanın reddine, tazminat talebinin kısmen kabulüyle 21.920,71 TL'nin 11.5.2009 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, ödeme tarihinden itibaren faiz isteminin reddine karar verilmesi üzerine, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası, Tuzla Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 24.12.2009 tarih ve 2010/354-894 Esas/Karar sayılı görevsizlik kararı üzerine Tuzla 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmiştir. Tuzla Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen görevsizlik kararının davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 29.11.2010 tarihli kararıyla onanmış, onama kararı davacı vekiline 13.1.2011, davalıya 10.1.2011 tarihinde tebliğ edilmiştir. H.U.M.K.nun 193/son maddesi (6100 Sayılı H.M.K.20.md. ... kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde,..) hükmüne göre görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi halinde onama kararının tebliğ tarihinden başlayarak davacının 10 gün içerisinde yeniden dilekçe vermesi veya yeniden çağrı kağıdı göndermesi zorunludur. Aksi takdirde dava açılmamış sayılır. 10 günlük süre, hak düşürücü süre olup mahkemelerce kendiliğinden dikkate alınması gerekir.
Somut olayda, davacı vekili onama kararının tebliğ edildiği tarihten itibaren H.U.M.K.nun 193. maddesinde öngörülen 10 günlük süre ve 6100 Sayılı H.M.K.nun 20. maddesi uyarınca 2 hafta içerisinde gerekli başvuruda bulunmamış, yasal 10 günlük ve 2 haftalık sürelerin geçirilmesinden çok sonra 24.2.2011 tarihinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini içerir dilekçe ibraz etmiştir. Bu durumda görevli mahkemeye dosyanın gönderilmesi için süresinde başvurulmadığına göre H.U.M.K.nun 193/son ve H.M.K.nın 20. maddesine göre davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, bu yön gözden kaçırılarak işin esasına girilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: Davalının temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 Sayılı H.M.K.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 Sayılı H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca H.U.M.K.nun 388/4. (H.M.K.m.297/ç) ve H.U.M.K.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 326,00 TL peşin harcın davalıya iadesine 18.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy