MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Mahkeme kararını temyiz eden borçlu şikayetçiler vekili Av. ..., temyiz aşamasında verdiği ve Mahkemesi'nce 09.10.2013 tarihinde dosyasına havale edilen dilekçesiyle; davalarından ve bu dava ile ilgili tüm taleplerinden feragat ettiklerini bildirmiştir. Adı geçen vekilin şikayet dilekçesine ekli ... 10. Noterliği'nin 27.05.2013 tarih ve 020995 yevmiye numarasıyla düzenlenmiş genel vekaletnamesi incelendiğinde, davadan ve temyizden feragate yetkilerinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Davadan feragat HMK'nun 311. maddesi gereğince kesin hükmün sonuçlarını doğurur ve karşı tarafın kabulüne de bağlı değildir. Karar kesinleşinceye kadar her aşamada feragat mümkündür. Bu durum karşısında karar ortada durdukça Mahkeme'nin davayı yeniden ele alıp feragat nedeniyle bir karar vermesi mümkün değildir. Bu itibarla, mahkemenin feragat hakkında hüküm verebilmesi için kararın bozulması gerekmektedir. Nitekim, Yüksek Yargıtay'ın yerleşmiş uygulaması da bu şekildedir. (11.04.1940 gün ve 70 sayılı İBK., HGK.21.11.1981 gün ve 1981/2-551)
Bu durumda, mahkemenin davadan feragat beyanı hakkında bir hüküm vermesi amacıyla kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Mahkeme kararının BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m. 297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy