(743 S. K. m. 170, 202, 219, 229, 230, 231, 232, 235, 236) (6100 S. K. m. 297)
Dava ve Karar: H. B. ile T. B. aralarındaki alacak davasının reddine dair Mersin 2. Aile Mahkemesi'nden verilen 23.05.2013 gün ve 24/374 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı H. B. vekili, aralarında boşanma davası bulunan tarafların evlilik birliği içinde, davalı kadının davacının işletmiş olduğu Telecom Bayisine gelerek yardımda bulunduğunu ve bu yardımları sırasında 2002 yılından itibaren tahsil etmiş olduğu faturalardan elde etmiş olduğu parayı davacıya ödemediğini açıklayarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı tarafından tahsil edilen fatura toplamından 30.000 TL nin her bir faturanın tanzim tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının katkı payına yönelik isteğinin ortada mal varlığı bulunmadığından ve sebepsiz zenginleşemeye dayalı istek olarak kabulü halinde 1 yıllık zamanaşımı süresi geçtiğinden davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar 12.11.1990 tarihinde evlenmişler, 25.06.2010 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 20.12.2012 tarihinde kesinleşmesi üzerine boşanmışlardır. Eşler arasında başka mal rejimi seçilmediğinden evlenme tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 sayılı TKM'nin 170. m.) rejimi ve bu tarihten boşanma davasının açıldığı 01.04.2009 tarihine kadar TMK'nun 202 ve davamı maddelerine göre edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir.
Dava dilekçesinin kapsamı, tarafların yargılama aşamasındaki beyanları ile temyiz dilekçesinin kapsamına göre dava, 4721 sayılı TMK.nun 202 ve devamı maddeleri gereğince kabul edilen yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklanan ve TMK.nun 231, 232, 235 ve 236. maddeleri gereğince açılan katılma alacağı isteğine ilişkindir. Bu tür davalarda, eklenecek değerlerden (TMK.m.229) ve denkleştirmeden (TMK.m.230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere edinilmiş malın (TMK.m.219) toplam değerinden mala ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (TMK.m.231) yarısı üzerinden (TMK.m.236/1) tarafların kazanılmış hakları da gözetilerek taşınmazın tasfiye tarihindeki değeri dikkate alınarak (TMK. m.235/1) katılma alacağı belirlenmelidir.
Hal böyle ise de, 4721 sayılı TMK'nun 235/1 maddesi mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş malların tasfiyeye tabi tutulacağını düzenlemiş olup, somut olayda edinilmiş mal niteliğinde olduğu tartışmasız olan ve davalı tarafından tahsil edildiği iddia olunan fatura bedeli, boşanma dava tarihinde mevcut bulunmadığı gibi, davacı tarafından bu bedel kullanılarak edinilen bir mal varlığı başka bir değişle ikame değer de ileri sürülmediğinden; Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve ve aşağıda dökümü yazılı 24,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 0,90 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 10.07.2014 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy