MAHKEMESİ : Sakarya 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 20/05/2014
NUMARASI : 2013/392-2014/178
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Sakarya İş Mahkemesi'nin 2010/599 Esas-2012/958 Karar sayılı ilamında, davanın kısmen kabulüne, 6.645,84 TL kıdem tazminatının fesih tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte, 1.988,53 TL ihbar tazminatının (1.160 TL'lık kısmının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte) davalıdan tahsiline, 4.063,21 TL fazla mesai alacağının (3.000 TL'lık kısmının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte), 566,76 TL resmi bayram alacağı (300 TL'lik kısmının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte) davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş; bu ilama dayanılarak borçlu aleyhine icra takibi yapılmış olup, borçlu vekili İcra Mahkemesi'ne başvurusunda, kıdem tazminatı alacağı için talep edilen faize itirazı yanında, ihbar tazminatı, fazla mesai alacağı ve resmi bayram alacağının kısmen dava tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verildiğini, bakiye kısmın faizsiz şekilde hüküm altına alındığını belirterek icra emrinin iptalini talep etmiştir.
Mahkeme'nin şikayetin reddine ilişkin ilk kararı Dairece 19.09.2013 tarih 2013/7299-12717 Esas-Karar sayılı kararı ile "....O halde, Mahkemece, kıdem tazminatı dışındaki alacak kalemleri yönünden, gerektiğinde ek bilirkişi raporu alınmak suretiyle, takibe dayanak ilama uygun olarak faiz hesabı yapılarak sonuca gidilmesi gerekirken ilamda hükmedilmeyen bakiye alacaklar için de faiz uygulanması isabetsiz olup.." gerekçesiyle bozmaya sevk edilmiştir.
Mahkemece Daire'nin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda bilirkişiden alınan ek rapor doğrultusunda; davacının davasının kabulüne, icra emrindeki kıdem tazminatı işlemiş faiz miktarının 1.318,92 TL, 1.160 TL ihbar tazminatı asıl alacağı için işlemiş faiz miktarının 239,54 TL, 3000 TL fazla mesai ücreti alacağı için işlemiş faiz miktarının 619,50 TL, 300 TL resmi bayram ücreti asıl alacağı için işlemiş faiz miktarının 61,95 TL olarak düzeltilmesine, yapılan düzeltmeye göre borcun hesaplanarak takibin icra emrinin düzeltilmiş şekliyle devamına karar verilmesi üzerine, hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kural olarak, ilamda faize hükmedilmemişse, kesinleşmeden infazı istenemeyecek ilamlar hariç, karar tarihinden itibaren faiz talep edilebilir. (HGK'nun 05.04.2000 tarih, 2000/12-739 E. 2000/746 K. İçtihadı Birleştirme kararı, Hukuk Genel Kurulu'nun 24.11.1995 tarih, 1994/2 E. - 1995/2 K. sayılı kararı)
Somut olayda; Mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamının gereklilikleri yerine getirilmemiştir. Takibe dayanak yapılan ilamın (b) ve (c) bentlerinde hükme bağlanan ve temyiz konusu edilen ihbar tazminatı ile fazla çalışma alacaklarının ıslah ile artırılan bakiye kısımlarına faiz öngörülmemiştir. Bu durumda işçi alacakları kesinleşmeden infaz edilemeyecek alacaklardan olmayıp, yukarıda açıklanan kural gereği (temyiz talebi ile sınırlı olarak) ihbar tazminatı ve fazla mesai alacağının ıslahla artırılan bakiyesi yönünden karar tarihinden takip tarihine kadar yasal faiz hesabının yapılması için bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken takipte anılan alacak kalemleri için talep edilen işlemiş faiz yönünden herhangi bir karar verilmemesi yeniden bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre yargılama giderleri ve vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 23.09.2014 tarihinde oybirliği ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy