MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesat Ve Bedel Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, muhdesatın tespiti davasının kabulüne, tapu kaydının beyanlar hanesine şerh verilmesi isteminin idari nitelikte göreve ilişkin bulunması nedeniyle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacılar vekili, vekil edenlerinin paydaş olduğu dava konusu 5014 parsel sayılı taşınmazın 28,51 m2’lik kısmı ile üzerindeki yapı için kamulaştırma kararı alındığını, kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasında tespit edilen 44.974,00 TL’lik bina bedelinde davalıların herhangi bir hakkı bulunmadığını ileri sürerek, çekişmeli muhdesatın müvekkillerine ait olduğunun ve bedelinin tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, muhdesat tespiti talebinin kabulüne, tapu kaydının beyanlar hanesine şerh verilmesi isteminin idari nitelikte göreve ilişkin bulunması nedeni ile bu konuda karar verilmesine yer olmadığına ve muhtesat değerinin 75.721,80 TL olduğunun tespitine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, muhdesat ve bedel tespiti isteğine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek davanın kabulüne karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu taşınmazın davacılar ile davalılar adına paylı mülkiyet üzere kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
Muhdesatın tespiti davalarında davanın konusu (müddeabih) davalıların payına isabet eden muhdesat değeri (zemin bedeli hariç) olup; yargılama sonucunda hüküm altına alınacak nispi karar ve ilam harcının, yargılama giderlerinin ve taraflar yararına takdir edilecek vekalet ücretlerinin iş bu müddeabih esas alınarak hesaplanması gerekir.
Ayrıca, az yukarıda açıklanan esaslar dikkate alınarak yargılama sonucunda hüküm altına alınacak nispi karar ve ilam harcından, aynı şekilde 6100 sayılı HMK'nin 326/2. maddesi uyarınca hesaplanacak yargılama giderinden ve davacı yararına takdir edilecek vekalet ücretinden, her bir davalının, dava konusu taşınmazın tapuda paylı mülkiyet şeklinde kayıtlı olması halinde tapudaki payları, elbirliği mülkiyetin sözkonusu olması halinde ise miras payları göz önünde bulundurularak sorumlu tutulmaları gerekir.
Buna göre, yargılama sonucunda hüküm altına alınan nispi karar ve ilam harcı ile aynı şekilde 6100 sayılı HMK'nin 326/2. maddesi uyarıca yargılama giderinden ve davacılar yararına takdir edilen vekalet ücretinden yukarıda ifade edilen ilkeler doğrultusunda her bir davalının sorumlu olduğu yargılama gideri ve vekalet ücretinin ayrıntılı ve infaza elverişli şekilde belirlenmesi gerekirken tüm muhdesat değeri üzerinden hesaplama yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Ayrıca, Karşıyaka 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.11.2014 tarihli ve 2013/453 Esas, 2014/591 Karar sayılı kamulaştırma bedelinin tespit ve tescil davasında yapı bedeli belirlenmiş olup ödenecek bedel de bu değerdir. Muhdesat tespiti davasında belirlenen değerin kamulaştırma davasına bir etkisi yoktur. Dolayısıyla bedel tespiti talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, muhdesat değerinin 75.721,80 TL olduğunun tespiti şeklinde karar verilmesi de usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda (2.) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 03.03.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy