MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesat Aidiyeti-Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün bir kısım davalılar-karşı davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Asıl dava 1481 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın mülkiyetinin tespiti ile tapu kaydına şerh ve tescil istemine, karşı dava ise anılan muhdesat için ecrimisil istemine ilişkindir.
Mahkemece asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş; karar, bir kısım davalılar-karşı davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre bir kısım davalılar-karşı davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Karar düzeltme talebi üzerine verilen 10.07.2014 tarihli Yargıtay ilamında; “... davacının dava konusu taşınmazda paydaş bulunduğu, davanın konusunun davalı payına isabet eden muhdesat değeri olduğu, dava sonunda hükmedilecek karar ve ilam harcının da bu değer üzerinden belirlenmesi gerekirken fazla miktarda karar ve ilam harcı ile avukatlık ücretine hükmedilmesi isabetsiz olduğu...” belirtilmiş ise de Mahkemece Yargıtay ilamına uygun hüküm kurulmamıştır. Dava konusu taşınmazda davacıların payı 160/1440 olup, davalıların payına isabet eden muhdesat değeri 25.472 TL’nin dava değeri olduğu gözetilerek asıl dava yönünden harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi, ayrıca davalıların miras payları oranında sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde muhdesatın tümünün değeri üzerinden hesaplama yapılarak davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
Ne var ki bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 1086 sayılı HUMK'un 438/7. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüne, Yerel Mahkeme hükmünün 3, 3-c, 3-d, 3-e bentlerinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına, yerine “3-a) Alınması gerekli 1.739,39 TL harçtan bozma ilamından önce alınan harçların mahsubu ile bakiye 37,83 TL harcın davalılardan miras payları oranında tahsili ile hazineye gelir kaydına, b)Davacı-Karşı Davalı tarafından yatırılan 14,00 TL başvurma, 135,00 TL peşin ve 278,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 427,00 TL harcın davalılardan miras payları oranında tahsili ile davacı-karşı davalıya verilmesine, c)Davacı-Karşı Davalı tarafından yapılan 1.652,00 TL yargı giderinin davalılardan miras payları oranında alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine, d)Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 3.056,64 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan miras payları oranında alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine,” ifadesinin yazılmasına, hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 438/7. fıkrası gereğince DÜZELTİLEREK ONANMASINA, (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle bir kısım davalılar-karşı davacı vekilinin sair temyiz itirazının reddine, HUMK'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03/02/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy