MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacılar, mirasbırakanlarından intikal eden 6 parça taşınmazda miras taksim sözleşmesi yapmalarına rağmen sözleşme gereklerinin davalı tarafından yerine getirilmediğini ileri sürerek taksim sözleşmesi uyarınca tapu kayıtlarının iptali ile adlarına tescile karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı ..., miras taksim sözleşmesinin geçerli olmadığını, tüm sayfalarda mirasçılarının imzasının bulunmadığını, kendisinin okur yazar olmadığını belirterek davanın reddini savunmuş, muris Birol mirasçıları davalı ..., Fatma ve Emrah açılan davayı kabul ettiklerini beyan etmişlerdir.
Mahkemece, miras taksim sözleşmesinin usulüne uygun düzenlenmediği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, miras taksim sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
1. Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacılar, eldeki dava ile miras taksim sözleşmesi gereği mirasbırakandan intikal eden taşınmazların sözleşme gereklerine uygun olarak adlarına tesciline karar verilmesini istemiş, miras taksim sözleşmesinde yer alan mirasçılardan Birol dava tarihi olan 27.03.2014 tarihinden önce 16.03.2011 tarihinde ölmüş olduğundan dava mirasçıları olan Asiye, Fatma ve Emrah'a karşı açılmış, adı geçen davalılar da 16.04.2014 tarihli dilekçeleri ile açılan davayı kayıtsız ve şartsız olarak kabul etmişlerdir.
Hal böyle olunca; davayı kabul eden davalılar Asiye, Fatma ve Emrah bakımından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken bu hususun gözardı edilerek yazılı olduğu üzere davanın tümden reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden, REDDİNE, (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden, kabulüyle, kararın 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 12.03.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy