MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti
... ile ... ve müşterekleri aralarındaki muhdesatın tespiti davasının reddine dair Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 26.02.2013 gün ve 7/30 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, 23 ada 34 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 4 katlı binanın bodrum, dükkan (zemin) ve 1. katının vekil edenine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan Hamiyet Efil vekili ve davalı ..., taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın muris tarafından yapıldığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi üzerine, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; muhdesat tespiti isteğine ilişkindir.
Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 s.lı TMK 684/1 m). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere kalıcı yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK 718 m). 22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukuku'nda, muhdesattan, bir arazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, şahsi bir hak olup (TMK 722, 724, 729 m.ler), sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Taşınmaz üzerindeki kalıcı yapı, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan bu ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.
Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 s.lı HMK 106/2 m) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini ./.
kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararın bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re'sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir (HMK 114/1-h, 115 m.).
Öğretide ve Yargıtay'ın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir.
Somut olaya gelince, taraflar arasında görülen ortaklığın giderilmesine ilişkin ...Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2008/89 Esas sayılı dava dosyası hakkında yapılan yargılama sonunda, ortaklığın satış suretiyle giderilmesine ilişkin 30.07.2010 tarih 89/142 sayılı karar Yargıtay denetiminden geçerek 29/03/2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının güncel hukuki yararının bulunduğundan söz edilemez. O halde; görülmekte olan muhdesatın tespitine ilişkin davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek ret kararı verilmesi doğru değil ise de; ret hükmü sonucu itibari ile doğru olduğundan HUMK 438/son maddesi uyarınca ret hükmünün yukarıda açıklanan şekilde gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda gösterilen sebeple davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle sonucu itibariyle doğru bulunan hükmün gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/1 maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 28.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy