MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalılardan İstanbul Vakıflar 1. Bölge Müdürlüğü vekili ve ... vekili taraflarından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacılar vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında İstanbul 18. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/202 Esas sayılı dosyasındaki ortaklığın giderilmesine konu edilen 3061 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapuda 12/42 hissesinin vekil edenlerinin murisi ...’a, 10/42 hissesinin davalılardan Vakıflar Genel Müdürlüğüne, 20/42 hissesinin ise diğer davalılara ait olduğunu, tapudaki kayıt maliklerinden ...Beyoğlu 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 03.12.2008 tarihli ve 2008/469 Esas 2008/904 Karar sayılı ilamı ile İstanbul Defterdarının kayyım olarak atandığını Beyoğlu 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin İstanbul Çağlayan Adliyesi binasına taşınarak İstanbul 11. Sulh Hukuk Mahkemesi adını aldığını, dava konusu taşınmaz üzerinde “zemin+3 katlı betonarme bina” ve “2 katlı yığma bina” mevcut olup bu binaların tamamının müvekkillerine ait olduğunu, sözkonusu binalardan 2 katlı yığma binanın oldukça eski bir bina olup bu yapının ilk malikinin dava dışı ... olup onun bu binayı dava dışı ...’e muhtarlık senediyle sattığını, daha sora ...’ün de binayı muhtarlık senediyle 17 Ekim 1978 tarihinde davacıların murisi ...’ın babası ve vekil edenlerin de dedeleri olan ...’a sattığını, diğer yapı olan zemin+3 katlı betonarme binanın ise müzekkillerinin muris bırakan babaları ... ile onun babası olan muris dedeleri ... tararfından yapıldığını açıklayarak, 3061 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki zemin+3 katlı betonarme bina ile 2 katlı yığma binanın muhdesat olarak vekil edenlerine aidiyetini talep etmiştir.
Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur.
Davalılardan İstanbul Vakıflar Bölge Müdürlüğü vekili de cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacıların davasının kısmen kabul kısmen reddi ile ,dava konusu 3061 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki muhdesatın davacılara ait olduğunun tespitine, dava konusu muhdesatın dava tarihi itibari ile değerinin 138.980,25 TL olarak tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı ... vekili ve diğer davalı ... Vakıflar 1. Bölge Müdürlüğü vekilince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dava muhdesat tespiti isteğine ilişkindir.
Önemle belirtilmelidir ki, 6100 sayılı HMK'nin 297/2 maddesine göre, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi, infaza elverişli biçimde hüküm kurulması zorunludur.
Somut olayda ise, davacı tarafın talebi muhdesat tespitine yönelik olduğuna göre, anılan usul hükmü gereğince tespitine karar verilen muhdesatların ne olduğu duraksamaya neden olmaksızın, açık ve tereddüte yer vermeyecek şekilde hükümde gösterilmelidir. Mahkemece yapılması gereken keşfe katılan teknik bilirkişinin krokisinde muhdesatların işaretli bir biçimde gösterilmesini ve bu işaretli krokiye göre yapılan açıklamaları içeren teknik raporun düzenlenmesini sağlamak, daha sonra bu teknik rapor ile eki olan krokiye yollamada bulunmak suretiyle ve HMK’nin 297/2. maddesinde belirtildiği üzere tespitine karar verilen muhdesatların ne olduğunu, tereddüte mahal vermeden, açık ve net bir biçimde hükümde göstermektir. Ne var ki, mahkemenin hükmünün yukarıda davanın niteliğine göre HMK’nin 297. maddesiyle bağlantılı olarak yapılan açıklamaya uygun olduğunu kabul edebilme olanağı yoktur. Bu nedenle mahkemenin yukarıda yapılan açıklamalardaki hususlar gözetilmeden ve HMK’nin 297. maddesine uygun olmayan biçimde yazılı şekilde karar vermesi doğru değildir. Kabule göre de, muhdesatın değerinin kararda gösterilmesi de doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre davalı ... vekili ile davalı ... Vakıflar 1. Bölge Müdürlüğü vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HUMK'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine 12.03.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy