MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali, Tescil Ve Tazminat
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, vekil edeninin, dava konusu 109 parsel sayılı taşınmazın davalıların miras bırakanı İbrahim Beler adına kayıtlı olduğunu, taşınmazı (diğer mirasçılarında rızası ile) davalılardan Ahmet Beler'den harici satış senedi ile (1980 yılında) satın aldığını, üzerine üç adet ev inşaa ettiğini, ancak davalıların taşınmazı müvekkili adına tescil ettirmediğini açıklayarak, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tescilini, olmadığı takdirde müvekkilinin yapmış olduğu inşaatlar, faydalı masraflar ile taşınmaza kattığı değerin günümüze uyarlanması suretiyle (fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak) 80.000 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı taktirde muhdesatlar, faydalı masraflar ve taşınmaza katılan değerin tazminine yönelik bedel isteğine ilişkindir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre, tapu iptali ve tescil konusunda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğrudur. Davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Muhdesatlar, faydalı masraflar ve taşınmaza katılan değerin tazminine yönelik bedel isteğine gelince;
Türk Medeni Kanunu'nun 994/1 maddesi uyarınca iyiniyetli zilyet, faydalı ve zorunlu giderleri isteyebilir.
Tüm dosya içeriği ve toplanan delillere göre, dava konusu taşınmazın davalıların miras bırakanı İsmail oğlu İbrahim Beler adına kayıtlı olduğu (ve halen muris adına olup mirasçılarına intikal etmediği,) 1980 yılında yapılan “Sözleşme Aydoğdu Köyü Köy İçi İbrahim Belerden” başlıklı satış senedi ile ( ada ve parsel numarası belirtilenmeden) “..904 m2 içindeki bana düşen hissemi 1980 yılında( 20000) yirmi bin liraya ...'a sattım. Babamdan kalan 904 m2 den bana düşen payımı kendilerine teslim ettim....” denilerek satıcı sıfatıyla ... tarafından imzalandığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, mahkemece, yukarıda izah edilen harici satış senedi keşif mahallinde zemine uygulanarak dava konusu taşınmazın senet kapsamında kalıp kalmadığı tespit edilmemiştir.
Hal böyle olunca, mahkemece, yerel bilirkişi ve tüm tanıkların HMK’nin 243, 244 ve 259 maddeleri gereğince davetiyeyle keşif yerine çağrılmaları, uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle keşif yerinde dinlenmeleri, öncelikle (satıcı) ...’in köyiçi mevkiinde babasından (kendisine) kalan başkaca bir yer bulunup bulunulmadığı hususu açıklığa kavuşturulduktan sonra uyuşmazlık konusu taşınmazın davacının dayanağı olan senet kapsamında kalıp kalmadığının, dava konusu yerin davalılardan Ahmet tarafından davacıya satılıp satılmadığı yerel bilirkişi ve tanıklara ayrı ayrı sorularak kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanması, yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında çıkacak çelişkilerin giderilmesine çalışılması, niza konusu yerin senedin kapsamında kalması halinde davacının taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin iyi niyetli zilyetlik olarak kabulü ile; (taşınmaz üzerinde inşaatların yapım tarihleri de göz önünde bulundurularak) TMK'nin 994. maddesi uyarınca zorunlu ve faydalı masrafların belirlenmesi, bilirkişilerden uygulamayı gösterir, denetime elverişli rapor alınması, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazları yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının 1.bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 16.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy