MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine duruşma istemi değerden reddedilmiş olmakla, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı, zilyetlik devir sözleşmesi ile satın aldığı taşınmazı üçüncü kişiye kiraladığını, kiracıyı tahliye etmesinden sonra davalının kapı kilidini kırmak suretiyle taşınmazda bulunan evi işgal ettiğini ileri sürerek elatmasının önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının taşınmaza hiçbir zaman zilyet olmadığını, taşınmazda bulunan ev ve büfenin ölen eşine ait olduğunu, eşinin aynı tarihte iki farklı kişiye taşınmazda zilyetliğin devri sözleşmesi yapmasına rağmen zilyetliği aslında devretmediğini, taşınmazda bulunan yapıların kendi kullanımında bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taşınmazın Hazine'ye ait olduğu, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki; açılan dava, zilyetlik ve mülkiyeti Hazine'ye ait olduğuna dair husumet bulunmayan kalıcı nitelikteki yapının üzerindeki hakka dayalı açılmış elatmanın önlenmesi davasıdır. Davacı, zilyetlik ve yapılar üzerindeki mülkiyet hakkını ileri sürdüğüne göre aktif dava ehliyeti vardır. Başka bir anlatımla, elatmanın önlenmesi davası mülkiyet hakkı sahibi dışındaki ayni ya da şahsi hak sahipleri tarafından da açılabilir.
Hal böyle olunca; işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken aktif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden, kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 25.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy