MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti, Alacak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, taraflar arasında mevcut ortaklığın giderilmesi davasına konu 270 parselde kayıtlı taşınmaza 10 adet aşılı ceviz, 17 adet şeftali, 3 adet kiraz ağacı diktiğini, yine 64 parsel sayılı taşınmaza 38 adet ceviz aralarına badem, aşılı şeftali, 7 adet ayva, 1 adet nar, 1 adet kiraz ağacı ektiğini, İncilipınar köyünde kain taşınmaza 18 adet aşılı ceviz aralarına şeftali, 2 adet ayva, 1 adet muşmula, 4 adet ayva, 2 adet kaysı ağacı ektiğini, 2002 tarihinde ceviz ağacı tanesinin 5.00 TL, şeftalilerin 2004 yılında 4.73 TL, kiraz fidanlarının 2004 yılında bir tanesinin 5.00 TL nar fidanlarının 2002 tarihinde tanesinin 5.00 TL, ayva fidanlarının 2002 yılında tanesinin 5.00 TL den Tarım ve Köy İşleri Müdürlüğü ... il Müdürlüğüne ödediğini ayrıca ... Köyü ... Mevkiindeki arsaya 35.000,00 TL değerinde konut yaptığını belirterek, fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydı ile muhdesat iddialarının tespiti ile fidan bedellerinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, bina bedelinin davalı ... mirasçılarından tahsiline, davalı ...’ın 2000 – 2004 yılları arasında binayı kullanmış olması nedeniyle ecrimisil bedeli ile ödenmeyen elektrik ve su bedellerinin davalı ...’tan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Bir kısım davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, aidiyetinin tespiti istenilen muhdesatların üzerinde bulunduğu dava konusu taşınmazlar hakkında derdest bir ortaklığın giderilmesi davasının bulunmadığı, taraflar arasındaki ortaklığın giderilmesi davasının red ile sonuçlandığı ve kararın yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, ... Köyü 602 parsel sayılı taşınmazın ortaklığın giderilmesi davasına konu edilmediği anlaşıldığından davacının aidiyetin tespiti davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı kanaatine varılmış ve aidiyetin tespiti davasının reddine dava konusu taşınmazların satışı da gerçekleşmediğinden sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak talebinin de reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, muhdesatın tespiti, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak ve çaplı taşınmaza vaki elatma nedeniyle ecrimisil ile elektrik, su alacağının tahsili istemine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı vekilinin ecrimisil ve elektrik, su alacağına ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Bilindiği üzere; paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenilmesini ve ecrimisil isteyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır.
Hemen belirtilmelidir ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık olmalı ve değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve HMK'nin 266 vd. maddelerine uygun olarak açıklanması gereklidir.
Bu nedenle, özellikle tarım arazilerinin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmi veriler, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu tarım il veya ilçe müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hal müdürlüğünden ilgili dönem için getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir.
Öte yandan; ilgili kuruma ödenmiş olması halinde elektrik, su gibi kullanım bedellerinin kullanımı gerçekleştiren ilgilisinden tahsili talep edilebilir.
Somut olaya gelince, davacı vekili dava dilekçesinde;...arasında paylı mülkiyet üzere kayıtlı bulunan çekişme konusu 602 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan binayı 2000-2004 yılları arasında ... mirasçılarından ... tarafından kullanılması nedeniyle ecrimisil ve ödenmeyen elektrik, su bedelinin tahsilini talep etmiş mahkemece talepler hakkında değerlendirme yapılmadan hüküm kurulmuştur. Mahkemece yukarıda izah edilen hususlar üzerinde durulup taraf delilleri toplanarak oluşacak sonuca göre ecrimisil, elektrik ve su bedel alacağı talepleri ile ilgili olumlu – olumsuz karar verilmesi gerekirken, bundan zuhul ile yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 02.07.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy