(1086 S. K. m. 438)
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde, ortaklığın giderilmesi davası açılan 1368 parsel sayılı taşınmaz üzerinde, murisi tarafından yapılan ev ve hayvan barınağı olduğunu belirterek aidiyetin tespitini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, muhdesatların kök muris tarafından yapıldığı belirtilerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne A, B, C harfleri ile gösterilen ahırlar ile E harfi ile gösterilen evin davacıların murisi Muhlis Uzun tarafından yaptırıldığının tespitine dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut olayda, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan A, B, C harfli ahır ve E harfli evin toplam değeri uzman bilirkişi raporuna göre 70.740 TL olup, tapu kaydına göre davalının payı 16/32’dir. Davanın konusu davalı payına isabet eden muhdesat değeri olduğuna göre, dava sonunda hükmedilecek karar ve ilam harcının ve yargılama giderlerinin de bu değer üzerinden belirlenmesi gerekirken fazla miktarda hükmedilmesi ve dava dilekçesinde dava değeri 10.000 TL olarak belirlenmiş ve harç bu değer üzerinden yatırılmışken, bilirkişi raporunda belirlenen değer üzerinden de harç tamamlanmamışken vekalet ücretinin 70.740 TL üzerinden nispi olarak hesaplanması doğru değildir.
Ne var ki bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 1086 sayılı HUMK'un 438/7. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüne, yerel mahkeme hükmünün 2. bendinde bulunan “Peşin alınan harcın mahsubu ile davalıların payına isabet eden muhdesat değerine göre 7.457,70 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,” ifadesinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına, yerine “Peşin alınan harcın mahsubu ile davalıların payına isabet eden muhdesat değerine göre 2.245,34 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına” yazılmasına, 3. bendinde yer alan “ Davacı tarafından yapılan 202,58 TL harç, 738,00 TL masraf olmak üzere toplam 940,58 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacı yanın reddedilen talebi yönünden masraf yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,” ifadesinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine “ Davacı tarafından yapılan 202,58 TL harç, 738,00 TL masraf olmak üzere toplam 940,58 TL yargılama giderinin davalının tapu payı oranında davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacı yanın reddedilen talebi yönünden masraf yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,” yazılmasına, 4. bendinde yer alan “Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, AAÜT gereğince, 11.721,20 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,” ifadesinin hüküm fıkrasından çıkarılarak, yerine “Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, AAÜT gereğince, 1.800 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,” yazılmasına hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 438/7. fıkrası gereğince DÜZELTİLEREK ONANMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 22.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)