(1086 S. K. m. 438)
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozma sonrası yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın tescil isteği yönünden karar verilmesine yer olmadığına, muhdesatın tespiti isteği yönünden kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Davacı vekili, dava dilekçesinde belirtilen dava konusu taşınmazda bulunan evin zemin üstü 1. ve 2. katının vekil edenince yapıldığını belirterek muhdesatın aidiyetinin tespiti ve 1. ve 2. kata tekabül eden hisse oranında vekil edeni adına tapuya tescilini talep ve dava edilmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Davalı ..., davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 20.11.2014 tarihli kararla davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dairemizin 12.05.2015 tarihli kararıyla ''tapu kaydının beyanlar hanesine tescil talebinin reddine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, muhdesatın tespitine ilişkin talebin kabulüne karar verilmesi gerektiği'' gerekçesiyle bozulmuş, davalı ... vekilinin karar düzeltme talebi reddedilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunca tapu kaydının beyanlar hanesi tescili talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, muhdesatın tespiti talebi yönünden davanın kabulüyle, 2812 ada, 20 parsel 105 cilt, 10364 sayfa no da kayıtlı 107m2 olan taşınmaz üzerindeki binada 1. ve 2. katların davacı tarafından yaptırıldığının tespitine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, muhdesatın tespiti ve tapu kaydının beyanlar hanesine tescili isteğine ilişkindir.
1. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Somut olayda, Mahkemenin 20.11.2014 tarihli ilk kararda davanın tamamı reddedilerek, davalı ... yararına 2.040,00 TL avukatlık ücretine hükmedildiği, davalı tarafından kararın temyiz edilmediği anlaşılmaktadır. O halde, ilk kararında sadece davacı tarafından temyiz edildiğinden davalı yararına ilk kararda hükmedilen avukatlık ücretinden fazla avukatlık ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK'un 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazları yukarıda 2. bentte açıklanan sebeple yerinde görüldüğünden kabulü ile, hüküm fıkrasının (5) nolu bendi, ikinci satırında yer alan ''11.310,00'' ibaresinin hükümden çıkarılmasına, yerine ''2.040,00'' ibaresinin yazılarak eklenmesine, hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA; davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda 1. bentte gösterilen sebeplerle reddine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.06.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)