MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmü davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Dava, kesinleşen icra takibi nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş karar davalı borçlular tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı, 04/02/2013 başlangıç tarihli sözlü kira sözleşmesine dayanarak 19/12/2013 tarihinde başlattığı icra takibi ile 7.500,00 TL kira ve 534,38 TL işlemiş faiz alacağının tahsilini talep etmiş, davalı borçlular borca itiraz etmiştir.
Davacı alacaklı kiraya veren borçlunun itirazı üzerine mahkemeden "tahliye" istemeden yalnız "itirazın iptalini" isteyebilir. Sulh Mahkemesi'nin itirazın iptaline ilişkin kararından sonra kiraya verenin kararın kesinleşmesinden itibaren icra mahkemesinden davalı borçlu kiracının tahliyesini istemesinde yasal bir engel bulunmamaktadır. Davacı vekili de dava dilekçesinde tahliye talepli .... 2. İcra Müdürlüğü'nün 2013/11781 sayılı icra dosyası ile davalı borçlu aleyhine başlattığı icra takibinde davalının süresinde borca itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasında itirazın iptaline karar verildiğini belirterek 30 günlük ödeme süresinde kira bedellerinin ödenmemesi nedeniyle kiralanan taşınmazın tahliyesini istemiştir. Ancak bu gibi hallerde tahliye davasının hangi tarihten başlayarak ne kadar sürede açılması gerektiği hususu önem kazanmaktadır. Şayet itirazın iptali davası devam etmekte ise tahliye davası yargılama devam ettiği sürece her zaman açılabilir. Eğer itirazın iptali kararı kesinleşmiş ise bu takdirde tahliye davası itirazın iptali kararının kesinleşmesinden itibaren altı ay içinde açılmalıdır. Zira İİK.nun 269/a maddesinde "takibin kesinleşmesi halinde tahliye davasının ihtar müddetinin bitim tarihini takip eden altı ay içinde açılması gerektiği önörülmüştür. Yasa koyucunun amacının 269/a maddesinde olduğu gibi tahliye davası için süre bakımından bir sınırlama getirmek olduğuna göre bu maddede öngörülen sürenin itirazın iptali kararının kesinleşmesini müteakip açılacak tahliye davalarında da uygulanması gerekir.İtirazın iptali davasının neticesinin beklenmesinin bir diğer nedeni de itiraz edilen alacağın kesinleşmesidir. Kesinleşmeyen alacak için temerrüt nedeniyle tahliye talep edilmesi mümkün değildir. Davalı borçlular borcun tamamına itiraz ettiklerine göre itirazın iptali kararının kesinleşmesinin beklenmesi gerekmektedir. Ne var ki dosya içeriğinden kararın kesinleşip kesinleşmediği anlaşılamamaktadır. Mahkemece yapılacak iş .... 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 03/06/2014 gün 2014/129 Esas ve 2014/764 Karar sayılı ilamının kesinleşmesi beklenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davalı borçluların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın isteak halinde temyiz edene iadesine, 20/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy