MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : TMK 713/2. Maddesi Kapsamında Tapu İptali Ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: dava konusu 1864 ve 1865 parsel sayılı taşınmazların davalı Hazine'den önceki kayıt maliklerinin 40 yıldan fazla süredir ölü olduğunu ve davacının anılan parsellerde 40 yıla yakın süredir devam eden malik sıfatıyla, nizasız, fasılasız zilyetliği bulunduğunu, dava konusu parseller Hazine adına tescil edilmeden önce, davacının, TMK'nin 713. maddesi uyarınca taşınmazların mülkiyetini iktisap ettiğini, davacının taşınmaz üzerine yaptığı binanın değeri zemin değerinden fazla olduğundan TMK'nin 724. maddesine göre de tescil isteme koşullarının oluştuğunu açıklayarak dava konusu parsellerin tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tapuya tesciline, olmadığı takdirde tapu kaydının bina ve kullanım alanı miktarında iptaliyle davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde, dava konusu taşınmazların idaresi için kayyım atandığı, kayyımla yönetilme süresinin 10 yılı doldurması sebebi ile açılan dava ile taşınmazların Hazine adına tescil edildiği, davacının dava konusu taşınmazlarda fuzuli şağil olduğu ve ecrimisil ödediği, davacının zilyetlik süresinin taşınmazı edinmek için yeterli olmadığı gibi davacının malik sıfatı ile zilyet olmadığı, TMK'nin 724. maddesindeki şartlarında oluşmadığı, davacının başkasına ait olduğunu bildiği taşınmaza bina yaparak işgal ettiği gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmesi istenmiştir.
Mahkemece verilen ilk karar ile TMK'nin 724. maddesinde belirlenen yasal koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş davacı vekilinin temyizi üzerine ise Dairemizce, Mahkemenin, davacının asli talebinin esastan reddine karar vermedikçe fer'i talebini inceleyemeyeceği ve hükme bağlayamayacağı, Usul Kanununda ve uygulamada bu tür davalara terditli dava denildiği, somut olayda davacı tarafın asli talebinin, iddianın sürülüş şekline göre TMK'nin 713/2. fıkrasında yer alan “ … maliki 20 yıl önce ölmüş …” hukuki sebebine dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescile ilişkin olduğu bu talep doğrultusunda toplanmış ve toplanacak taraf delilleri tartışılıp değerlendirilerek asli talebin esası hakkında bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmayarak davanın reddine dair mahkeme kararı bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyarak yaptığı yargılama sonucu davanın kabulü ile ... İli ... İlçesi 4.Mıntıka Mahallesi 1864 ve 1865 parsel sayılı taşınmazların ... adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı Nuh oğlu ... adına tesciline karar verilmiştir.
Davanın kabulüne dair mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, iddianın ileri sürülüş şekli ile Dairemizin bozma ilamında da açıklandığı üzere, terditli olarak ,asli talebinin, TMK'nin 713/2. fıkrasında yer alan “ … maliki 20 yıl önce ölmüş …” hukuki sebebine dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil; bu talebin kabul edilmemesi halinde ise TMK'nin 724. maddesi kapsamında temliken tescil istemine ilişkindir.
1.TMK'nin 713/2. fıkrasında yer alan “ … maliki 20 yıl önce ölmüş …” hukuki sebebine dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil talebi yönünden;
3402 sayılı Kadastro Kanunun 33/3.maddesine göre genel hüküm niteliğindeki 18/2.maddesi gereği orta malları, hizmet malları, ormanlar ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında olup da bir kamu hizmetine tahsis edilen yerler ile kanunları uyarınca Devlete kalan taşınmaz mallar, tapuda kayıtlı olsun olmasın kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilemez.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 588. maddesi gereğince; sağ olup olmadığı bilinmeyen bir kimsenin malvarlığının veya ona düşen miras payının on yıl resmen yönetilirse ya da malvarlığı böyle yönetilenin yüz yaşını dolduracağı süre geçerse, Hazinenin istemi üzerine o kimsenin gaipliğine karar verileceği ve gaiplik kararı verilebilmesi için gerekli ilân süresinde hiçbir hak sahibi ortaya çıkmazsa, aksine hüküm bulunmadıkça, gaibin mirasın Devlete geçeceği düzenlenmiş olup Devletin bu şekilde hak sahipliği Kadastro Kanunu'nun 18. maddesi kapsamında kanunları uyarınca Devlete kalan taşınmaz mal kapsamında olup bu tür taşınmazların tapuda kayıtlı olsun olmasın kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilemeyeceği amir hüküm olarak düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlık, yukarıdaki Kanun maddeleri ve açıklamalar doğrultusunda değerlendirildiğinde; dava konusu 1864 nolu parselin 1/2 hisse ile Mulla Ali oğlu Mahmut ile.... adına, 1865 nolu parsel: 1/2 hisse ile Mahmut Mulla Ali kızı Hüsne ve Mahmut Mulla Ali kızı Meryem adına kayıtlı iken 3561 sayılı Kanun kapsamında Hazine'nin hak ve menfaetlerinin korunması için ... Defterdarının yönetim kayyımı atandığı, kayyım ile yönetim süresinin 10 yılı doldurması üzerine ise Hazine tarafından TMK'nin 588. maddesi kapsamında açılan dava neticesinde her iki taşınmazında Hazine adına tescil edildiği anlaşılmaktadır. Dolayısı ile Kadastro Kanunu'nun 18/2. maddesine göre kanunları uyarınca Devlete kalan taşınmaz mallar, tapuda kayıtlı olsun olmasın kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilemeyeceğinden davacının TMK'nin 713/2. maddesi kapsamındaki tapu iptali ve tescil talebinin şartları oluşmadığından bu yönü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2.TMK'nin 724. maddesinde yer alan temliken tescil istemi yönünden;
Davacı, davasını terditli olarak açmış olup asıl talebinin kabul edilmemesi halinde TMK'nin 724. maddesi kapsamında temliken tescil talebinde bulunmuştur.
Ne var ki; Mahkemece, davacının TMK'nin 724. maddesi kapsamında temliken tescil talebinin incelenmediği anlaşılmakla iş bu talep yönünden inceleme yapılarak olumlu olumsuz bir karar verilmesi için mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Davalı Hazine vekilinin yazılı temyiz itirazlarının yukarıda gösterilen nedenlerle kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 17.06.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy