MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ... ... vekili, evlilik birliği içinde edinilen araç ve 10 adet büyükbaş hayvan nedeniyle 5.000,00 TL alacağın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, aracın bankadan kredi çekilerek alındığı, 10 adet büyükbaş hayvanın bulunmadığı, bir adet inek üç adet buzağının bulunduğunu, hayvanların satılarak borçların ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı adına ... plakalı araç kaydının olmadığı, boşanma dava tarihinde büyükbaş hayvanın olduğunun ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK m. 33). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir.
Mal rejiminin devamı süresince, bir eşin sahip olduğu edinilmiş malda, diğer eşin artık değerin yarısı oranında katılma alacak hakkı vardır. Artık değere katılma alacağı; eklenecek değerlerden (TMK m. 229) ve denkleştirmeden (TMK m. 230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere, eşin edinilmiş mallarının (TMK m. 219) toplam değerinden, bu mallara ilişkin borçlar çıktıktan sonra kalan artık değerin (TMK m. 231) yarısı üzerindeki diğer eşin alacak hakkıdır (TMK m. 236/1). Katılma alacağı Yasa'dan kaynaklanan bir hak olup, bu hakkı talep eden eşin gelirinin olmasına veya söz konusu mal varlığının edinilmesine, iyileştirilmesine ya da korunmasına katkıda bulunulmasına gerek yoktur.
Artık değere katılma alacak miktarı hesaplanırken, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan malların, bu tarihteki durumlarına göre, ancak tasfiye tarihindeki sürüm (rayiç) değerleri esas alınır (TMK m. 227/1, 228/1, 232 ve 235/1). Yargıtay uygulamalarına göre, tasfiye tarihi karar tarihidir.
Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar onların paylı mülkiyetinde sayılır. Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal olarak kabul edilir (TMK m. 222).
Yukarıdaki değer tespiti, belirleme ve hesaplamaların yapılabilmesi gerek görülürse konusunun uzmanı bilirkişi veya bilirkişilerden de yardım alınmalıdır.
Somut olaya gelince; eşler, 08.03.2002 tarihinde evlenmiş, 23.07.2012 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, 04.02.2014 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK m. 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı yasanın m. 10, TMK m. 202/1). Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK m. 179).
Yukarda açıklanan yasal düzenleme ve ilkeler uyarınca yapılan incelemede;
1. Araca yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından dava dilekçesinde bildirilen ... plakalı araç her ne kadar davalı adına kayıtlı değilse de, tarafların ve tanık beyanlarıın aracın varlığını doğruladığı, davacı vekilinin 29.07.2015 tarihli dilekçe ile aracın plakasının '...' olduğunun bildirildiği, noksan ikmali ile gelen trafik kayıtlarına göre de ... plakalı 2008 model aracın davalı ... adına 04.07.2011 tarhinde tescil edildiği anlaşılmakla, araçtan kaynaklı alacak talebi yönünden iddia ve savunma dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
2. Hayvanlar yönünden temyiz itirazlarına gelince;
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının dava dilekeçsinde 10 adet büyükbaş hayvan nedeni ile alacak talebinde bulunduğu, davalının da cevap dilekçesinde hayvanların varlığını kabul etmiş ise de miktarına itirazı bulunduğu, ayrıca tarafların tanık beyanlarında hayvanların miktarı yönünden çelişki olduğu anlaşılmaktadır. O halde mahkemece yapılacak iş, tanık beyanları arasındaki çelişki giderilerek boşanma dava tarihinde ne kadar hayvan bulunduğu tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarda gösterilen sebeplerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 13.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi
Full & Egal Universal Law Academy