MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
KARAR
Talep Eden, kısıtlı adayı ...’ın 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası aldığını bu süre zarfında vasi adayı da bildirilmediğinden re'sen vasi atanmasını istemiş; Mahkemece, davanın kabulü ile kısıtlı adayının vesayet altına alınmasına ve yapılan araştırma sonucu menfaat çatışması bulunmayan kardeşi ...’ın vasi olarak atanmasına dair verilen karar, vasi olarak atanan ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; kısıtlı adayına vasi atanmasına ilişkindir,
Türk Medeni Kanununun 396. maddesinde, vesayet organlarının vesayet daireleri ile vasi ve kayyımlar; 397. maddesinde de kamu vesayetinin vesayet makamı ve denetim makamından oluşan vesayet daireleri tarafından yürütüleceği, vesayet makamının Sulh Hukuk Mahkemesi, denetim makamının ise Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu; belirtilerek kamu vesayetinde vesayet organı vasiler ile vesayet daireleri Sulh ve Asliye Mahkemesi arasında 461. maddede bir hiyerarşi kurarak, vesayet makamı Sulh Hukuk Mahkemesi'nin vasinin eylem ve işlemlerine karşı, denetim makamı Asliye Hukuk Mahkemesinin de Sulh Hukuk Mahkemesi'nin kararlarına karşı şikayet ve itiraz merci olduğu; 488. maddesinde ise, ilgililerin vesayet makamının vesayetin idaresiyle ilgili olarak aldığı kararlara karşı tebliğinden itibaren on gün içinde itiraz edebileceği, denetim makamının gerektiğinde duruşma da yaparak bu itirazı kesin olarak karara bağlayacağı hükme bağlanmıştır.
Somut olayda, Mahkemece kısıtlı adayına vasi olarak atanan ... tarafından kararın temyiz edildiği, dilekçesinde ileri sürülen hususların vasinin şahsına yönelik olduğu tespit edilmekle vesayet makamının aldığı kararların temyizi kabil kararlardan olmadığı anlaşıldığından, istem konusunda denetim makamınca kesin bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine İADESİNE, 13.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy