(4721 S. K. m. 713)
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılardan ... Ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu 399 parsel sayılı taşınmazda yer alan 700,00 m2’lik kısmının malik sıfatıyla nizasız ve fasılasız zilyetliğinin 1990 yılından beri bilfiil müvekkilinde olduğunu, vekil edeninin dava konusu taşınmazın 700,00 m2’lik kısmına ev ve ahır inşaa ettiğini, ayrıca müvekkili ve davalılar arasında 01.05.1990 tarihli harici satış sözleşmesi bulunduğunu, dava konusu taşınmazın kayden maliki görünen ...’ün 16.12.1976 tarihinde vefat ettiğini, kayıt malikinin ölü olması ve tapuda mirasçıları adına intikal yapılmamış olması nedeniyle vekil edeni lehine TMK’nin 713/2. maddesindeki kayıt malikinin ölü olması ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülkiyeti edinme koşullarının oluştuğunu açıklayarak tapuda davalıların murisi olan ... adına kayıtlı olan 399 parsel sayılı taşınmazın vekil edeninin malik sıtatıyla 1990 yılından beri nizasız fasılasız zilyet ettiği 700,00 m2’lik kısmının tapusunun iptalini ve bu kısmın müvekkili adına tapuya tescilini talep etmiş, yargılama devam ederken mahkemeye sunduğu 01.07.2014 tarihli dilekçesinde taşınmazın ifrazının mümkün olmaması nedeniyle haricen satın alınan 700,00 m2’lik kısmın pay olarak hesaplamasının yapılarak pay olarak karşılığının vekil edeni adına tapuya tescilini talep etmiştir.
Davalılar dava dilekçesinin kendilerine usulüne uygun olarak tebliğine rağmen davaya cevap vermemişlerdir, duruşmalarda bir kısım davalıların vekilleri davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile; Kayseri ili Kocasinan ilçesi, ..... köyü, 399 parsel nolu taşınmazın tapusunun iptali ile, hukukçu bilirkişi ...'ün 16.07.2014 tarihli raporunda belirtildiği üzere taşınmazın; 160/640 hissesinin ..... oğlu ... adına, 160/640 hissesinin ..... oğlu ... adına, 40/640 hissesinin ..... kızı ... adına, 15/640 hissesinin ..... kızı ... adına, 15/640 hissesinin ..... oğlu ... adına, 15/640 hissesinin ..... kızı ... adına,15/640 hissesinin ..... oğlu ... adına,15/640 hissesinin ..... oğlu ... adına, 15/640 hissesinin ..... oğlu ... adına, 15/640 hissesinin ..... kızı ... adına, 15/640 hissesinin ..... kızı ... adına, 32/640 hissesinin ..... kızı ... adına,32/640 hissesinin ..... kızı ... adına, 32/640 hissesinin ..... oğlu ... adına, 32/640 hissesinin ..... oğlu ... adına, 32/640 hissesinin ..... kızı ... adına paylı mülkiyet şeklinde tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılardan ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava TMK’nin 713/2. maddesindeki tapu malikinin ölü olması nedeniyle tapunun hukuki değerini yitirmesi sebebine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
1. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalılardan ... ve ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dosya içeriğine, toplanan delillere, mirasçılık belgesine, keşif ve sonrasında alınan bilirkişi raporlarına göre, dava konusu 399 parsel sayılı taşınmazın arsa vasfında, 2.376,00 m2 yüzölçümlü olduğu, tam hisse mülkiyetinin davalıların murisi ...: ..... oğlu kayıtlı olduğu ve muris adına olan kaydın tapulama ile 18.02.1983 tarihinde oluştuğu, davalıların murisi ...’ün dosyadaki veraset ilamına göre 16.12.1976 tarihinde öldüğü, davacının 1990 yılından itibaren ve 20 yılı aşkın süreden beri çekişme konusu 399 parsel sayılı taşınmazın 03.06.2013 tarihli fen raporunda açıklanan ve A harfi ile işaretli gösterilen 599,88 m2’lik bölümünde malik sıfatıyla zilyet olduğu, üzerine ev ve ahır inşaa ettiği ve haricen satın aldığı 1990 yılından beri tasarruf ettiği, davacı tarafından kullanılan ve anılan fen raporunun krokisinde C harfi ile işaretli 264,12 m2’lik kısmın dava konusu taşınmaz sınırları dışında ve yolda kaldığı, krokide B ile işaretli gösterilen 100, 12 m2’lik kısımda ise davacının malik sıfatıyla zilyetliğinin bulunmadığı görülmektedir. Mahkemece sırf davacının 01.05.1990 tarihli harici satış senedinde satıma konu edilen 700,00 m2’lik alan miktarını tamamlamak için davacının zilyetliğinin bulunmadığı, zilyetlik iddiasının da olmadığı ve anılan fen bilirkişinin raporunun krokisinde B harfi ile işaretli gösterilen 100,12 m2’lik kısmın, anılan raporun krokisinde A harfi ile işaretli gösterilen 599,88 m2’lik kısımla birleştirilerek bu suretle bulunan 700,00 m2’lik kısmın paya çevrilerek davacı adına iptal ve tesciline karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır. Şöyle ki, Mahkemece davacı lehine kazanma koşullarının oluştuğu 599,88 m2 lik alanı teşkil eden ve anılan fen raporunun krokisinde A harfi ile işaretli gösterilen kısmın pay olarak karşılığının tespit edilerek bu kısmın pay olarak karşılığının davacının lehine paylı mülkiyet şeklinde tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Davalardan ... ve ... vekilinin vekilinin temyiz itirazları yukarıda (2) nolu bentte açıklanan sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalılardan ... ve ... vekili nin sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan sebeplerle reddine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 18.06.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)