(6100 S. K. m. 370) (4721 S. K. m. 692)
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İstanbul 22. Asliye Hukuk Mahkemesi 23.05.2017 tarihli ve 2013/482 Esas, 2017/208 Karar sayılı davanın reddine, asıl ve birleşen 2015/39 Esas sayılı davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiş olup, Mahkeme hükmüne karşı, asıl ve birleşen 2015/39 Esas sayılı dosyada bir kısım davalılar vekili, birleşen 2015/318 Esas sayılı dosyada davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması sonunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtay’ca incelenmesi duruşmalı olarak asıl ve birleşen 2015/39 Esas sayılı dosyada bir kısım davalılar vekili, birleşen 2015/318 Esas sayılı dosyada davacılar vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 11.02.2020 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı ... vekili Av. ... geldi. Başka gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine, paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaşın, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenilmesini ve ecrimisil isteyebileceğine, dava konusu taşınmazlarda davacıların kullandıkları veya kullanabilecekleri bir alan olmadığına, TMK 692. maddesinde yer alan “Paylı malın özgülendiği amacın değiştirilmesi, korumanın veya olağan şekilde kullanmanın gerekli kıldığı ölçüyü aşan yapı işlerine girişilmesi veya paylı malın tamamı üzerinde tasarruf işlemlerinin yapılması, oybirliğiyle aksi kararlaştırılmış olmadıkça, bütün paydaşların kabulüne bağlıdır.” düzenlemesi uyarınca davalıların dava konusu taşınmazların vasfını dahi değiştirerek kullanmasına, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun, kira gelirine göre ecrimisil hesaplanmasının usul ve esaslara uygun olmasına göre temyiz itirazları yerinde görülmediğinden, temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nin 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 2.540,00 TL avukatlık ücretinin temyiz eden davalılardan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan birleşen davacı ...'a verilmesine, 8.304,49 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 24.769,87 TL'nin temyiz eden davalılardan alınmasına, 11.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. (¤¤)