(1086 S. K. m. 428, 440)
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili; vekil edenlerinin 533 ada 9 parsel sayılı taşınmazda hissedar olduklarını, davacıların amcaları ...'ın müteahhit sıfatıyla kendileri ile hisselerine karşılık her iki parsele yapılacak binaların birinden bir daire verilmesi koşulu ile şifahi olarak anlaştığını, binaların yapılmasına rağmen vaat edilenlerin yerine getirilmediğini, binaların yaklaşık olarak 8 yıl önce tamamlanmış olduğunu, ancak müvekkillerinin dairelerinden ve kira gelirinden haksızca mahrum edildiklerini, davacılar tarafından Kırıkkale 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/410 Esas sayılı dosyası ile ortaklığın giderilmesi davası açılmış olduğunu, dava konusu 533 ada 9 parsel ile 533 ada 18 parselde kurulu iki adet yapıda toplam olarak 22 adet bağımsız bölüm bulunduğunu bildirerek 1 adet bağımsız bölüm üzerinden 5 yıllık ecrimisile karar verilmesini; birleşen dava ile de ikinci bilirkişi raporunda belirlenen miktar ile ıslah etmiş oldukları miktar arasındaki fark olan 3.660 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Bir kısım davalılar davanın reddini savunurken; davalılardan ... ve ... davacıların sadece arsa üzerinde hak sahibi olduğunu, bir daire değil yarım daire verileceği konusunda anlaştıklarını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş olup; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Dava; ecrimisil istemine ilişkindir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin birleşen davaya ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davalıların temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davaya konu edilen binaların davalılardan ... tarafından yapıldığı konusunda taraflar arasında ihtilaf olmamasına, ancak davacılara verilmesi kararlaştırılan daire adedinin bir mi yoksa yarım daire mi olduğu konusunda çekişme olmasına göre; hesaplamanın, dava konusu taşınmazın boş arsa olarak getirebileceği kira değeri üzerinden davacıların hissesi oranında yapılması gerekirken; yanlış hesaplamaya dayalı bilirkişi raporuna göre, hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının (1) nolu bendde açıklanan sebeplerle reddine, davalıların temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 54,40 TL onama harcının peşin harçtan mahsubu ile artan 223,28 TL harcın davacılara iadesine, peşin harcın davalı ... ve ...'a iadesine, davalı ... ve müştereklerine iadesine 17/02/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.