(6100 S. K. m. 124, 297, Geç. m. 3)
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Davacı vekili, vekil edeninin paydaşı olduğu 95 ada 199 parsel A blok 2 nolu tripleks meskene ait alanda, vaziyet planında yer almayan eski bir bina bulunduğunu ve bu binadan davalı ...’nin tasarruf ettiğini belirterek, dava konusu 2 nolu tripleks meskene ait alana yönelik tecavüzünün önlenmesini ve bu alanda bulunan yapının kâline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..., anılan yapıda kiracı olarak oturduğunu, yapının dava dışı ...’e ait olduğunu ileri sürerek, kendisi yönünden davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne yönelik verilen kararın davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, yıkılması istenen binanın sahibi ...’ün davada yer almasının sağlanması, binanın davalı ... tarafından yapılmadığının anlaşılması halinde Hami yönünden davanın reddine karar verilmesi ve HMK’nin 124. maddesine göre işlem yapılması gerektiği belirtilerek bozulduğu ve Mahkemece bozmaya uyma kararı verilerek devam eden yargılama neticesinde, bu defa, davalı ... yönünden davanın husumetten reddine; dahili davalı ... mirasçıları yönünden davanın kabulü ile A blok 2 nolu bağımsız bölüm için ayrılan yere, bilirkişi raporunda A1 ile gösterilen 16 m2 ve B ile gösterilen 14 m2’lik yere vaki müdahalenin önlenmesine ve müdahaleye konu imalatın kâline karar verilmiş olup; hüküm, dahili davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, müdahalenin önlenmesi ve kâl istemlerine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacının çekişme konusu 95 ada 199 parsel sayılı taşınmazın kayden paydaşı bulunduğu, davalı ...’nin taşınmaz üzerindeki eski, tek katlı yapıda kiracı olduğu, kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan herhangi bir hakkı olmayan dahili davalıların murisi ...’ün ise bu yapının sahibi olduğu yapılan inceleme ve araştırmaya göre, özellikle bilirkişi raporuna göre, davacıya ait tripleks meskenin inşa edilebilmesi için bahsi geçen yapının kaldırılması gerektiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda; her ne kadar Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ve bozma ilamı doğrultusunda 95 ada 199 parsele elatılan yer bilirkişi raporu ile tespit edilip hüküm kurulmuş ise de, Kadastro Müdürlüğü’nün 28.11.2016 tarihli cevabi yazısında ... Mahallesi 95 ada 199 parselin 664 ada 14 parsel olduğu belirtilerek harita örneği de ekte gönderildiğine göre infazda tereddüt ve karışıklığa sebep olunmaması bakımından mahallinde yeniden keşif yapılarak müdahaleye konu bölümlerin 664 ada 14 parsel içerisindeki durumu tespit edilip sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, HMK’nin 297. maddesine uygun olmayacak şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır..
SONUÇ: Dahili davalılar ..., ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda yazılı nedenlerle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına HUMK'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 24.02.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)