MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı üçüncü kişi, borçlu aleyhine yapılan takipte kaydına haciz konulan ... plaka sayılı aracın mülkiyetinin kendisine ait olduğunu, söz konusu aracı 17/01/2001 tarihli Noter sözleşmesi ile satın aldığını belirterek, araç üzerindeki haczin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, vekil edeni tarafından satış talebinde bulunulmadığından İİK’nin 110. maddesi hükmü gereğince araç üzerindeki haczin düştüğünü, bu nedenle eldeki davanın açılmasına vekil edeninin sebebiyet vermediğini savunmuştur.
Mahkemece, davacı üçüncü kişinin mülkiyet iddiasını Noter Satış Sözleşmesi ile ispat ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İcra dosyası içeriğinden, alacaklı tarafından 17.03.2011 tarihinde yatırılan 2.500,00 TL tutarındaki satış avansının haciz konulan borçluya ait taşınmazın satışına ilişkin olduğu, davaya konu araç satışına ilişkin ayrı bir avans yatırılmadığı görülmektedir.
İstihkak davalarında geçerli bir haczin bulunması dava şartı olup, hüküm kesinleşinceye kadar yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekir. Haczin konulduğu tarih olan 24.03.2011 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan İİK’nin 106.-110. maddelerine göre, alacaklı haczolunan mal taşınır ise hacizden itibaren 1 yıl içinde satılmasını isteyebilir. Bir malın satılması kanuni müddet içinde istenmezse o mal üzerindeki haciz kalkar. Buna göre, araç üzerindeki haczin dava açılmadan önce düştüğü ve dava tarihi olan 23.07.2014 tarihi itibariyle araç üzerinde haciz bulunmadığı göz önüne alınarak davanın ön koşul yokluğundan reddi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu sebeple bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nin 366 ve 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 05.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy