(4721 S. K. m. 705, 713) (3402 S. K. m. 14)
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından, duruşmasız olarak ise davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 10.03.2020 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı vekili Avukat Burcu Toker geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı vekili, sınırları belirtilen iki adet taşınmazın vekil edenine ait olduğunu, vekil edeni tarafından ekilip biçilmekte iken Hani Jandarma Bölük Komutanlığı Topçular Jandarma Karakol Komutanlığı tarafından 10 yıl öncesinden karakol hakimiyet alanına alındığını, o tarihten beridir de aralıksız olarak karakol tarafından kullanıldığını ve vekil edeninin kullanımının tamamen engellendiğini açıklayarak 2003 ila 2007 yıllarına ait 40.000 TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak vekil edenine verilmesini istemiş, 11.09.2012 tarihli dilekçesi ile de talebini 51.753,83 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, dava konusu taşınmazın 3 sıra nolu tapu olduğunu ve Hazine adına kayıtlı bulunduğunu, taşınmazın Mal Müdürlüğü Milli Emlak Memurluğunun 03.03.1988 tarihli ve 1988/28 sayılı yazısı ile Jandarma Genel Komutanlığı’na tahsis edildiğini, taşınmazın sınırlarının aşılıp aşılmadığının tespit edilemediğini, talep edilen miktarın fahiş olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davanın kabulü ile, 40.000,00 TL için dava tarihinden itibaren 11.753,83 TL için ıslah tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak üzere toplam 51.753,83 TL ecrimsil bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden 2014 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 1.500 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi üzerine; hüküm, taraf vekillerince süresinde temyiz edilmiştir.
1.Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davacının 20 yılı aşkın malik sıfatı ile zilyetliğinde ve ekilip biçilirken, davalı tarafın karakol hakimiyet alanına alarak, siperler ve kanallar kazarak askerler dışında kimsenin girişine izin vermediği, davacının kira ödenmesi veya kira sözleşmesi yapılması isteğinin de yerinde görülmediği, bu suretle davacının hakkına haksız elatıldığı iddiası ile açılan ecrimisil davasında, toplanan deliller ve dosya kapsamından, taşınmazların, davacı ve öncesinde babası tarafından ekilip biçilmek suretiyle kullanıldığı, taşınmazlarda tasarrufta bulunma hak ve yetkisi davacıya ait olup bu husus dinlenen tanık beyanları ile delillerle, özellikle 21.09.2007 tarihinde kesinleşen Hani Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.05.2007 tarihli ve 2003/133 Esas, 2007/51 Karar sayılı dosyasından anlaşıldığına, davalı tarafça sunulan 04.03.1988 tarihli yeniden ve senetsizden oluşan tapu kaydı dava konusu taşınmazlara uymadığına, sunulan tapu kaydı sınırlarında dahi gerçek kişilere ait araziler okunduğuna, davalı tarafça dava konusu taşınmazlar kendilerine ait olmadığı halde kullanıldığına, Türk Medeni Kanunu (mad.705,713), Kadastro Kanunu (mad.14) hükümleri ile istikrarlı Yargıtay içtihatları karşısında davacının öncesinde malik sıfatı ile zilyetliğinde bulundurduğu taşınmazlarda hukuki temele dayalı mülkiyete ilişkin meşru bir beklentisi olması, bu beklentisini de tescil davası sonunda aldığı mahkeme ilamı ile gerçekleştirmesi, davalı tarafın kendisine tahsisli alan dışında yer kullandığını bilmesine rağmen herhangi bir girişimde bulunmaması, bu durumun yazışmalara da yansıması, dosyaya sunulan 29.12.2006 tarihli Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı yazısı ve ekleri içeriğinden, inşaat aşamasında arazinin 8000 m2 miktarlı tahsisli alanın dışına taştığı, yapılacak kamulaştırma ve arazi terk işlemleri ile ilgili arazinin sınırlarının belirlenmesi, tapu tescile esas olmak üzere çalışma yapılarak çalışmaların ivedilikle sonuçlandırılmasının istenmesi, davalı tarafından taşınmazların kendisine ait olmadığını bilerek sahibinin rızası dışında kullanması karşısında davalının haksız şagil kabul edilerek hüküm kurulduğuna, ecrimisile ilişkin koşullar davacı lehine oluştuğuna, ecrimisil hesabında da Dairenin ilke ve uygulamaları gözönünde bulundurulduğuna göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a)Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b)Dava neticesinde 51.753,83 TL ecrimsil bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiğine ve bu miktara ilişkin harç yargılama sırasında davacı tarafça tamamlandığına göre, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, hüküm altına alınan ecrimisil miktarı esas alınmak suretiyle davacı lehine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış ise de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Sonuç: Yukarıda (2.b) nolu bentte açıklanan sebeplerle; davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 2. fıkrasındaki “....1500....” rakamının hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine “....5.993 ....” rakamının yazılmasına, Yerel Mahkeme hükmünün 1086 sayılı HUMK'un 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının (2.a) nolu, davalı vekilinin temyiz itirazlarının ise (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 10.03.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)