(6100 S. K. m. 373)
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İstanbul 7. Hukuk Mahkemesinin 04.07.2017 tarihli ve 2015/928 Esas, 2017/850 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacı üçüncü kişi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20 Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacı üçüncü kişi vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı üçüncü kişi vekili, haczedilen menkullerin, müvekkili tarafından 02.02.2015 tarihli ihalede, kendi alacaklarına mahsuben satın alındığını, ihalenin 03.04.2015 tarihinde kesinleştiğini, davaya konu haciz tarihinin 12.03.2015 olduğunu, hacizli mahcuzların dava dışı ...San ve Tic. Ltd Şti'nin adresinde bulunmasının sebebinin, haciz tarihi itibarıyla mahcuzlara ilişkin ihalenin henüz kesinleşmemiş olması olduğunu, ne borçlu şirket ile ne de dava dışı ...San. ve Tic. Ltd. Şti. ile aralarında kira veya başka bir ilişki bulunmadığını açıklayarak istihkak iddialarının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haciz adresinde borçlu şirketin bulunduğunu, haciz sırasında çalışan tarafından hacze konu menkullerin üçüncü kişi tarafından ...San ve Tic. Ltd Şti'ye kiralandığının beyan edildiğini, üçüncü kişinin ihaleden satın aldığı malı haciz adresinde bırakmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, davacının iddiasının haczedilen malların ihaleden satın alındığı ve alındığı yerde bırakılarak borçluya kiralandığı şeklinde olduğu, ancak davaya konu hacizli malların satıldığı yerin İsot Lastik .... Şirketinin yeri olduğu davacının ihaleden aldığı malları olduğu yerde bırakarak aynı adreste davalı borçluya kiralamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı üçüncü kişi vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesi ile istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. Davacı üçüncü kişi vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz yoluna başvurmuştur.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Dava konusu 12.03.2015 tarihli haciz, dava dışı ...San ve Tic. Ltd Şti'nin faaliyet adresi olan, "....." adresinde yapılmıştır. Dosya kapsamına göre, ...San ve Tic. Ltd Ştİ'nin 10.07.2013 tarihinden bu yana borçlu şirketin yönetim kurulu başkanlığını yapması dışında, haciz adresinin ve haczedilen menkullerin borçlu şirketle doğrudan ilişkisi bulunmamaktadır. Mahkemece, her ne kadar haczedilen menkullerin üçüncü kişi şirket tarafından borçlu şirkete kiralandığından bahisle taraflar arasında muvazaalı ilişki bulunduğunu gerekçesinde belirtmiş ise de haciz sırasında dava dışı İsot... Şirketi çalışanın "Bu menkullerin ...ve borçlu şirketle ile hiçbir alakası yoktur. Hem bu menkuller icra kanalıyla satıldı. ... malları açık artırma ile aldı. Şu an biz de Özka Kauçuktan kiralamak suretiyle kullanıyoruz" şeklindeki beyanı dışında taraflar arasında kira ilişkisini doğrular mahiyette delil bulunmadığı gibi davacı üçüncü kişi vekili de borçlu şirket ile aralarında kira ilişkisi bulunmadığını savunmaktadır. Bu halde Mahkemenin, salt dava dışı şirketin çalışanının beyanından yola çıkılarak, taraflar arasında kira ilişkisi bulunduğuna ilişkin gerekçesi dosya kapsamı ile doğrulanamamıştır.
Öte yandan, davacı üçüncü kişi şirketin borçlu şirketten olan alacağına yönelik olarak Anadolu 7. İcra Müdürlüğünün 2014/821 talimat dosyası ile 25.08.2014 tarihli ihtiyati haciz işlemi yaptığı ve iş bu davaya konu 11 adet makinenin 02.02.2015 tarihinde ihale ile satışının yapıldığı davacı şirketin hacizli malları 129.000,00 TL bedelle satın aldığı, menkul mallar üzerinde başkaca hacizler bulunduğundan satış bedeli ve masraflarının yatırılması için davacı üçüncü kişiye 7 gün süre verildiği ve üçüncü kişi şirket tarafından satış bedelinin 16.02.2015 tarihinde yatırıldığı, Kocaeli 7. İcra Müdürlüğünün 2014/7332 Esas sayılı dosyası ile 03/04/2015 tarihinde hazırlanan sıra cetveli ile satış yapılan menkuller üzerindeki ilk haczin davacı üçüncü kişinin başlattığı takipte yapılan haciz olması nedeniyle ve satış bedeli dosya alacağını karşılamadığından 127.709,00 TL'nin davacı üçüncü kişi şirkete iadesine karar verildiği, dosyaya yansıyan bilgi ve belgeler ile taraf vekillerinin beyanlarından anlaşılmaktadır. O halde, davacı ihale suretiyle davaya konu makineleri satın aldığını ispatlamıştır. Haciz tarihinde sıra cetveli yapılmadığı ve üçüncü kişi ile borçlu arasında herhangi bir organik bağ bulunmadığı da nazara alındığında mahcuzların mahalden henüz alınmamış olması taraflar arasında muvazaalı ilişki bulunduğunu göstermez.
O halde davacı üçüncü kişinin davasının kabulüne karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararının HMK'nin 373/1 maddesi uyarınca kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik lİK'nin 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nin 371/1-ç. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 17.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)