MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 20.10.2020 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden taraflardan kimse gelmediğinden incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildi. Temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı ..., dava konusu 1 parsel sayılı taşınmazda pay sahibi olduğunu, paydaşlardan ...’in, oğlu ... ile birlikte hissesinden fazla yer kullandığını ve kendisinin kullanımını engellediğini açıklayarak davalıların müdahalesinin önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan ..., diğer davalı ...’in babası olduğunu ve babasının dava konusu taşınmazda hissedar olduğunu, kendisinin, babası tarafından yapılan evde kiracı olarak oturduğunu ve taşınmaza elatmasının sözkonusu olmadığını beyanla davanın reddini savunmuş, davalılardan ... ise, taşınmazda kendisinin de hissedar olduğunu, davacı iddialarının doğru olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının müdahalenin men'i davasının kabulü ile, 171 ada 1 parselde kain taşınmazda 23.03.2018 havale tarihli fen bilirkişilerinin rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen alanda davacının 3360/40320 payına tekabül eden 1.261,28 m2’lik kısma davalıların vaki müdahalesinin men’ine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dava paydaşlar arasında elatmanın önlenmesi isteğine ilişkin olup, Mahkemece paya vaki elatmanın önlenmesine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere "... Mevkii, 171 ada 1 parselde kain taşınmazda 23.03.2018 havale tarihli fen bilirkişilerinin rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen alanda davacının 3360/40320 payına tekabül eden 1261,28 m2'lik kısma davalıların vaki müdahalesinin menine” şeklinde hüküm kurulmuş olması doğru değil ise de; anılan bu husus yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Davalılar vekilinin temyiz itirazları yukarıda (2) nolu bentte açıklanan sebeple yerinde görüldüğünden kabulü ile hüküm fıkrasının (1) nolu bendinde yer alan “... 23.03.2018 havale tarihli fen bilirkişilerinin rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen alanda davacının 3360/40320 payına tekabül eden 1261,28 m2'lik kısma...” ibarelerinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine “....davacının payına...” ibarelerinin eklenmesine, hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 20.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy