(6100 S. K. m. 26)
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacılar ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili; müvekkillerinin ... ilçesi, 646 ada 35 parsel sayılı taşınmazda hissedar ya da hissedar mirasçıları olduğunu, davalı Belediyenin müvekkilleri adına kayıtlı taşınmaza üzerinden yol geçirmek ve kısmen de park yapmak suretiyle tamamen el attığını belirterek, dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık ecrimisilin müvekkillerinin hisseleri oranında dönemsel faizleriyle birlikte ödenmesini talep etmiştir.
Davalı ... Belediyesi vekili; dava konusu taşınmazın Antalya Belediyesi döneminde kamulaştırılmaya ayrılan alanda kaldığını, müvekkili Belediyenin bu yer üzerinde herhangi bir fiili tasarrufunun veya işleminin bulunmadığını, elatmanın şartlarının oluşmadığını, açılan davanın idare mahkemesinde görülmesi gerektiğini, söz konusu taşınmazın park alanı içinde kaldığını, park alanlarının kamulaştırma işlemlerinin Spor Genel Müdürlüğünde olduğunu, yine taşınmazın bir kısmı trafo alanlı olup TEK indirici merkezi olarak kullanıldığını ve o kısmın da ilgili kurumun sorumluluğunda olduğunu, ayrıca imar planlarını hazırlayan ve uygulayanın da Büyükşehir Belediyesi olması nedeniyle husumet itirazlarının bulunduğunu, müvekkili kötü niyetli şagil olmadığından ecrimisil şartlarının da oluşmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; dava konusu taşınmazın Antalya eski sanayi bölgesinde sanayi sitesinin güney batısındaki yol alanı ve park alanı içinde kaldığı, fiilen yol ve park alanında kaldığı için davacıların taşınmazlarından yararlanamadıkları, bu nedenle ecrimisil talep etmekte haklı oldukları belirtilerek, 23.04.2016 tarihli rapora göre, geriye dönük son 5 yıl için hesaplanan 228.254,01 TL’nin 18.000 TL’lik kısmına dava tarihinden, kalan kısmına ise 12.05.2016 ıslah tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak 23.04.2016 tarihli bilirkişi listesindeki hisse miktarları üzerinden davacılara ödenmesine karar verilmiş, hüküm davacılar ve davalı ... vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu 646/35 parselin 13.385,87 m2, tarla vasfıyla davacılar ve dava dışı birçok paydaşla birlikte tapuda kayıtlı olduğu, tapunun beyanlar hanesinde; “9173,52 m2’lik kısmı üzerinde Kepez ve Antalya havalisi elektrik santralleri T.A.Ş. lehine daimi irtifak tesisi” şeklinde 11.05.1982 tarihli şerh bulunduğu, bilirkişi raporlarına göre; taşınmazın bir kısmı park, geri kalanı ise yol alanında kaldığı ve bu amaçlarla kullanıldığı, TEK indirici merkezin 800 m2’lik kısmının davaya konu taşınmaz içerisinde bulunduğu, 2007 yılında davalı ... tarafından TEK indirici merkezi ve park alanının bir kısmında yeşillendirme yapıldığı, yine parselden geçen yolun davalı ... Belediyesi sorumluluk alanında olduğu, parselin tamamı 89.935,05 m2 yüzölçümlü iken mülga Antalya Belediyesi Encümeninin 02.04.1987 tarihli kararı ile uygulamaya girdiği, 50.126 m2’si imar parsellerine, 26.423,18 m2’si DOP’a, 13.385,87 m2’si(dava konusu yer) ise kamulaştırmaya ayrılan alan olduğu, ancak herhangi bir kamulaştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dava konusu taşınmazın 800 m2’lik kısmında TEK indirici merkezi bulunduğu ve bu yer üzerinde tapu kaydına göre irtifak hakkı tesis edildiği sabit olduğu anlaşılmakla; ecrimisil hesap edilirken bu alan miktarının çıkarılması, diğer bir deyişle 12.585,87 m2 üzerinden parselin ecrimisil değeri bulunarak, belirlenen miktar üzerinden davacıların payı oranında ecrimisile hükmedilmesi gerekirken, anılan hususun göz ardı edilmesi doğru olmamıştır.
3. Davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
HMK’nın 26.maddesi uyarınca; hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır. Bu doğrultuda, davacılar vekili tarafından dava dilekçesinde dönemsel faiz istenmesine rağmen Mahkemece faizin bir kısmının dava tarihi, bir kısmının da ıslah tarihinden itibaren başlatılmasına hükmedilmesi isabetli değildir.
SONUÇ: Davalı vekilinin yukarıda (1) numaralı bentte sayılan nedenlerle sair temyiz itirazlarının REDDİNE, davalı vekilinin (2), davacılar vekilinin de (3) numaralı bentte belirtilen temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'un 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 07.04.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi. (¤¤)