(1086 S. K. m. 413, 438) (492 S. K. m. 16)
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı kooperatif vekili, dava dilekçesinde belirtilen dava konusu taşınmazın vekil edenine ait olduğunu, davalının taşınmazını kullanarak işgal ettiğini belirterek müdahalenin önlenmesini, taşınmazın vekil edenine teslimini ve 22.02.2012 tarihinden itibaren toplam 7.200,00 TL ecrimisilin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş,01.07.2015 tarihli dilekçe ile ecrimisil yönünden talep miktarını 9.210,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur
Mahkemece, davanın kabulüyle, 46454 ada 1 parselde 3 nolu bağımsız bölüme davalının müdahalesinin önlenmesine, 22.02.2012-20.08.2013 tarihleri arasındaki dönem için 9.210 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından vekalet ücreti ile harç yönünden, davalı vekili tarafından esasa yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
1. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı vekilinin vekalet ücreti ile harca yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Hemen belirtilmelidir ki; iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden, davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu; böyle bir davada, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 413. ve 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddeleri uyarınca dava değerinin ve buna göre alınacak harcın, el atılan yerin değeri (153.000,00 TL) ile ecrimisil bedelinin (9.210,00 TL) toplamından (162.210,00 TL) ibaret olacağı kuşkusuzdur (4.3.1953 tarihli ve 10/2 sayılı İBK). Ayrıca, el atılan yerin değeri ile ecrimisil bedelinin toplamı olan dava değeri üzerinden davacı taraf yararına tek bir vekalet ücreti tayini gerekir. O halde, Mahkemece, el atılan yerin değeri dışında sadece ecrimisil bedeli dikkate alınarak hesaplanan harç ve vekalet ücretinin tahsiline karar verilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK'un 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazları yukarıda 2. bentte açıklanan sebeple yerinde görüldüğünden kabulü ile hüküm fıkrasının (3) nolu bendinin tamamen hükümden çıkarılmasına, yerine ''3- Alınması gereken 11.080,56 TL harçtan, peşin alınan 122,76 TL ile 35,00 TL ve 2.648,00 TL harcın mahsubu ile kalan 8.274,80 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir olarak kaydedilmesine'' ibaresinin yazılarak eklenmesine; hüküm fıkrasının (4) nolu bendinin tamamen hükümden çıkarılmasına; hüküm fıkrasının (5) nolu bendi, ikinci satırında yer alan ''1.500,00'' ibaresinin hükümden çıkarılmasına, yerine ''15.132,60'' ibaresinin yazılarak eklenmesine; yine hüküm fıkrasının (6) nolu bendi, birinci satırında yer alan ''1.501,81'' ibaresinin hükümden çıkarılmasına, yerine ''4.149,81'' ibaresinin yazılarak eklenmesine hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA; davalı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda 1. bentte gösterilen sebeplerle reddine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 153,28 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 475,85 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına, 13.02.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)