MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
DAVA TARİHİ : 18.03.2011-(Birleşen Dava : 25.06.2014)
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili 18.03.2011 tarihli asıl dava dilekçesinde, vekil edeni ile davalıların eşit hisse ile maliki oldukları 8005 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binanın davalılarca kiraya verilmek suretiyle gelir elde edildiğini ancak elde edilen gelirden davacının faydalanamadığını açıklayarak, dava tarihinden geriye dönük 5 yıllık dönem için her bir davalı için 10.000,00 TL ecrimisilin dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faiziyle; 25.06.2014 tarihli birleşen dava dilekçesinde aynı taşınmaza yönelik aynı iddialarla 18.03.2011 ile dava tarihi arası dönem için toplam 10.000,00 TL ecrimisilin dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece asıl ve birleşen davanın kabulüne dair verilen karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; ecrimisil istemine ilişkindir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.a) Asıl dava dilekçesinde 18.03.2006 tarihi itibariyle ecrimisil talep edilmesine karşın, mahkemece talep aşılmak suretiyle dava konusu taşınmazın giriş katı için ocak 2006 dönemi itibariyle ecrimisile hükmedilmesi,
2.b) Gerek asıl gerek birleşen davada reddedilen kısımlar bulunmasına karşın Mahkemece kısmen kabul kararı verilerek kabul ve red oranlarına göre yargılama giderine hükmedilmesi gerekirken, yargılama giderinin tamamının davalıların üzerine bırakılması,
2.c) Birleşen davada reddedilen kısım üzerinden davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiş, mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 21.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy