MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : El atmanın Önlenmesi, Yıkım
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, vekil edeninin 122 ada 16 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalı ...'un ise dava konusu taşınmaza komşu olan 122 ada 15 parsel sayılı taşınmazda intikal yolu ile hisseli malik olduğunu, köy muhtarı olan davalının hayvancılık işi ile iştigal ettiğini, köydeki hayvanlarını barındırmak için dava konusu taşınmaza tahminen 150 m2 civarında el atarak betonarme inşaat yaptığını belirterek, 122 ada 16 parsel sayılı taşınmazına davalı tarafından yapılan haksız tecavüzün sona erdirilmesi ile yapılan inşaatın yıkılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava konusu inşaatın davacının iznine bağlı olarak yapıldığını, keşifte tespit edilecek m2 birim fiyatı üzerinde arsa payı almayı kabul ve taahhüt ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne, davalı ...'un, davacının 122 ada 16 parsel sayılı taşınmazının 18.03.2016 tarihli fen bilirkişileri ...tarafından hazırlanan fen bilirkişisi raporundaki krokide (A) harfi ile gösterilen kırmızı boyalı 43,85 m2'lik kısmına yapmış olduğu el atmanın önlenmesine, 18.03.2016 tarihli fen bilirkişileri arafından hazırlanan fen bilirkişisi raporundaki krokide (A) harfi ile gösterilen kırmızı boyalı 43,85 m2'lik kısmına betonarme ahır yapmak sureti ile yapılan haksız müdahalelerin kendiliğinden kaldırmaması halinde kal masraflarının davalıdan alınarak söz konusu tecavüz kısmındaki betonarme ahırın kal'ine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapulu taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilişkindir.
Davalının elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalının temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalının yıkım isteğinin kabulüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 122 ada 16 parsel sayılı taşınmazın tam hisse ile davacı adına, davalı parsel olan 122 ada 15 parsel sayılı taşınmazın ise davalı ... ile dava dışı ... adına tapuda kayıtlı olduğu, Mahkemece yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporunda, davacıya ait olan 122 ada 16 parsel sayılı taşınmaza 43,85 m2 yüzölçümünde bir taşmanın olduğu, taşkınlığın betonarme ahır yapısı ve kısmen de beton platformdan oluştuğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; elatmanın önlenmesi istekli davalar, doğrudan bu eylemi gerçekleştiren kişi ya da kişiler aleyhine açılabilir, davalı sıfatı yükleneceklerin kayıt maliki olmaları aranmaz. Bununla birlikte, davada yıkım isteğinin de bulunması halinde, yıkımı istenen yapı, MK'nin 684 ve 718.maddelerinde yer alan hükümler uyarınca, üzerinde veya altında bulunduğu taşınmazın tamamlayıcı parçası (mütemmim cüzü) haline geleceğinden ve taşınmazın mülkiyetine tabi olacağından, ayrıca; yıkım istekli davalarda, yargılama sonucu verilecek karar davada taraf olmayan paydaşları da etkileyeceğinden, anılan taşınmazlardaki tüm kayıt maliklerinin davada taraf olmalarında zorunluluk vardır.
Hâl böyle olunca; yukarıda belirtilen ilkeler ve açıklamalar doğrultusunda dava konusu inşaatın bulunduğu taşınmazın kayıt maliki olan diğer paydaşlar yönünden de taraf teşkili sağlanarak, yapılacak yargılamada hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek karar verilmiş olması doğru değildir.
SONUÇ: Davalının yıkım isteminin kabulüne yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın (2) sayılı bentte açıklanan nedenle 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca HUMK'un 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 20.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy