MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, dava konusu 23 ada 14 parsel sayılı taşınmazın malikleri Simyon kızı ... ve Simyon kızı ...'in gaip olması sebebiyle Bakırköy 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 18.04.2002 tarihli ve 2002/121 Esas, 2002/359 Karar sayılı kararı ile İstanbul Defterdarının kayyım tayin edildiğini, binanın 2. kat kiracısı ... ve ...'nin taşınmazın 2. ve 3. katını dubleks olarak kullandığının tespit edildiğini, davalılara yapılan tüm tebligatlara rağmen borcun ödenmediğini belirterek 2003, 2004, 2005, 2006, 2007 ve 2008 yılları için toplam 27.875,00 TL ecrimisil bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın kayyım tarafından açılmadığından aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, dava konusu taşınmazın Suphiye Aydın mirasçıları adına tescil edilmesi için Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/173 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, müvekkillerinin 2 nolu bağımsız bölümü kullandıklarını, taşınmazda ayrı bir üç nolu bağımsız bölüm bulunmadığını, ikinci kat ile üçüncü katın bir bütün olduğunu, talep edilen bedelin fahiş olduğunu ve 2003 yılı için talep olunan ecrimisil bedelinin de zamanaşımına uğradığını ifade ederek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; 25/04/2004- 24/04/2005 tarihleri arasında (talep ile bağlı kalınarak aylık 319,00 TL den olmak üzere) toplam 3.830,00 TL, 25/04/2005- 24/04/2006 tarihleri arasında (aylık 402,50 TL den olmak üzere) toplam 4.828,32 TL, 25/04/2006- 24/04/2007 tarihleri arasında (aylık 418,82 TL den olmak üzere) toplam 5.025,84 TL, 25/04/2007- 24/04/2008 tarihleri arasında (talep ile bağlı kalınarak aylık 455,00 TL den olmak üzere) toplam 5.460,00 TL ve 25/04/2008- 24/04/2009 tarihleri arasında (aylık 494,65 TL den olmak üzere) toplam 5.935,80 TL’nin dönem sonlarında geçerli işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişme konusu 23 ada 14 nolu parsel sayılı taşınmazın Simyon kızı ... ve Simyon kızı ... adına kayıtlı olduğu, kayıt malikleri için Bakırköy 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 18.04.2002 tarihli ve 2002/121 Esas, 2002/359 Karar sayılı kararı ile İstanbul Defterdarının kayyım tayin edildiği, taşınmazın 2. katının kira sözleşmesi ile kiralanmasına rağmen 3. kat ile bir bütün şekilde kullanıldığı iddiası ile dava açıldığı anlaşılmakta olup kira sözleşmesi ve eklerinin dosya kapsamında bulunmadığı görülmektedir.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda taraflar arasında bulunan kira sözleşmesinin kapsadığı kısım ve/veya kısımlar tam olarak belirlenmeden taşınmaz zemin kat, 1. normal kat ve 2. normal kat olarak değerlendirildikten sonra 1. ve 2. normal katların toplamı üzerinden ecrimisil hesaplaması yapılmıştır.
Hal böyle olunca, mahkemece, taraflar arasında yapıldığı anlaşılan kira sözleşmesi ve ekleri ikmal edildikten sonra uzman bilirkişiler marifetiyle mahallinde yeniden keşif yapılarak, (öncelikle) davacının çekişmeye konu ettiği yerin binanın hangi kısım ve/veya kısımlarına yönelik olduğunun belirlenmesi, akabinde belirlenen bu yerin (kısım, daire veya katın) kira sözleşmesi kapsamında kalıp kalmadığının (ecrimisil talep edilen dönemlerde baz alınarak) kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanması, niza konusu yerin kira sözleşmesi kapsamında kalması halinde davanın reddine karar verilmesi, kira sözleşmesi kapsamında kalmadığının tespit edilmesi halinde ise, davalının bu yere müdahalesi bulunup bulunmadığı ve (var ise) müdahale şeklinin (gerekçeleri ile birlikte) belirlenmesi, bilirkişilerden (özellikle taşınmazın yapı ve kullanım durumu da nazara alınarak) uygulamayı gösterir, denetime elverişli rapor alınması, ondan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 10.03.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy