MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacılar vekili; dava konusu edilen 7 adet taşınmazın tarafların ortak murisince vasiyetname ile davalıya vasiyet edildiğini, ancak vasiyetnamenin iptal edildiğini belirterek davalının haksız kullanımı sebebiyle geriye dönük beş yıl için ecrimisile karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; vekil edeninin vasiyetnameye istinaden kullanımının bulunduğunu, kötü niyetli olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece vasiyetnamenin iptali kararının kesinleşme tarihi olan 12.06.2013 ile dava tarihi olan 19.08.2013 tarihleri arasındaki 2 ay 7 günlük dönem için 862,50 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş olup; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Dava; ecrimisil istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; 11.02.2007 tarihinde vefat eden, davacılar ile davalı ...'in miras bırakanı ...'ün, dava konusu taşınmazları Çanakkale 3. Noterliğince düzenlenen 22.05.2000 tarihli ve 5400 yevmiye numaralı vasiyetname ile davalı ...'e bıraktığı, 18.05.2007 tarihinde açılan Ezine Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/117 Esas, 2012/217 Karar sayılı vasiyetnamenin iptali davasında yapılan yargılama neticesinde, vasiyet eden miras bırakanın işlem tarihinde tasarruf ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle 26.09.2012 tarihinde söz konusu vasiyetnamenin iptaline karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçmek suretiyle 12.06.2013 tarihinde kesinleştiği, dava konusu taşınmazların tamamının davalının kullanımında olduğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, vasiyetnamenin iptaline ilişkin davalar sonucu verilen hükümler kurucu değil açıklayıcı niteliktedir.
Somut olayda, kesinleşen mahkeme kararı ile iptaline karar verilen vasiyet alacaklısı davalı ... aynı zamanda miras bırakan ...'ün mirasçısı olup, hukuki işlem yok hükmünde olduğundan davalının tasarrufunda iyiniyetli olduğu söylenemez.
Hal böyle olunca; davacıların talebi doğrultusunda 5 yıllık ecrimisile hükmedilmesi gerekir iken; yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 30.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy