MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil, Temliken Tescil İstemli
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, elatmanın önlenmesine, ecrimisil isteminin kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davalılar-birleşen dosya davacıları vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Dava dilekçesinde, davacıların murisi ...'ın malik olduğu 127 ada 3 parsel sayılı taşınmaza davalılar tarafından ev yapılmak sureti ile işgal edildiği, ihtara rağmen bu durumun devam ettiği ileri sürülerek, davalıların taşınmaza elatmalarının önlenmesine, yapının kal'ine ve fazlaya dair haklar saklı tutularak 8.000 TL ecrimisilin yasal faizi ile davalılardan tahsili istenmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın Gayri Menkul Satış Vaadi Sözleşmesi ile kök murisleri dedeleri Mustafa tarafından 1975 yılında Yusuf adlı kişiden satın alındığı ve taşınmaz üzerine malik sıfatı ve iyiniyetle ev yaptığı belirtilerek davanın reddini savunmuş, birleşen dava üzerinden ise temliken tescil isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece, evin kal'i ile davalıların taşınmaza yapmış oldukları müdahalenin men'ine, 2.907,21 TL ecrimisilin davalılardan tahsiline, birleşen davanın ise reddine karar verilmiş, hüküm davalı-birleşen dosya davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, paylı mülkiyete tabi çapa bağlanmış taşınmazda paydaşlar arasında el atmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil istemi, birleşen dava ise temliken tescil istemine ilişkindir.
1. Birleşen dosyadaki temliken tescil isteğine yönelik temyiz itirazları yönünden;
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davalılar vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Dava dilekçesinde elatmanın önlenmesi, taşınmaz üzerindeki yapının kal'i ve ecrimisil istenmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; dava konusu 127 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 02.09.2002 tarihli yapılan imar uygulaması ile tapu kaydının oluştuğu, taşınmazın evveliyatında davalıların kök murisi ... oğlu Mustafa'nın paydaş olduğu 195 parsel sayılı, davacıların kök murisi Veli oğlu ...'in paydaş olduğu 190 parsel sayılı taşınmazların 30.11.1983 tarihli Kadastro Komisyon kararı ile tapuya tescil edildiği, güncel tapu kaydına göre, davacıların murisi ...'in taşınmazda 94/97 oranında, davalıların murisi-babaları ...'in 1/97 oranında ve dava dışı ... ...'ın 1/97, ... ...'ın 1/97 oranında paydaş oldukları, tapunun beyanlar hanesinde taşınmazın üzerindeki evin ... ve ... ... ve ... ...'a ait olduğu şerhinin mevcut olduğu anlaşılmaktadır.
Hemen belirtmek gerekir ki; yıkım istekli davalarda, yıkılması istenen ve mütemmim cüz niteliği taşıyan binanın, ana nüvesinin yer aldığı taşınmaz maliklerinin tümünün davada yer alması gerekir. Ne var ki, dava konusu evin bulunduğu 127 ada 3 parsel sayılı taşınmazın davalıların murisi ... dışında ... ... ile ... ... adında iki paydaşın daha bulunduğu, kaldı ki yıkım kararı verilen evinde davacıların murisi ... ... ile diğer paydaşlar dava dışı ... ... ve ... ...'a ait olduğu şerhinin mevcut olduğu, bu durumda dava dışı paydaşlarında davaya dahil edilerek işin esasının incelenmesi gerekirken, taraf teşkiline dair bu husus üzerinde durulmadan eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davalı-birleşen dosya davacılar vekilinin temliken tescile dair birleşen dosya yönünden temyiz itirazlarının yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE, asıl dava yönünden temyiz itirazlarının ise (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi ve 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy