MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Müdahalenin Önlenmesi Ve Kal
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacılar vekili, dava dilekçesinde belirtilen taşınmazlarda vekil edenlerinin murislerinin malik ait olduğunu, davalıların ev yapmak suretiyle müdahale ettiklerini belirterek, taşınmaza yapılan müdahalenin önlenmesi ile binanın kalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tapuda her ne kadar dava konusu yer davacılar üzerine görünüyor olsa da, davalıların davasız ve aralıksız bir şekilde kadastro öncesine dayalı kullanımlarının bulunduğu göz önüne alınmakla beraber, tek başına bu husus dava konusu yerdeki kullanımı haklı kılmasa da, davacıların murislerinden ... ve ...'in söz konusu evin yapıldığı sırada inşaat yerine gelip gittikleri dikkate alındığında davacıların dava konusu parseldeki evin yapımından haberdar oldukları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacılar vekili tarafından müdahalenin önlenmesi yönünden temyiz edilmiştir.
Dava, mülkiyet hakkına dayalı müdahalenin önlenmesi ve kal isteğine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde, dava konusu taşınmazın davacıların murisleri ... ve... adına 1/2 şer hisseli olarak 16.01.2007 tarihinde tesis kadastrosu nedeniyle tescil edildiği, davalılar tarafından 19.09.2011 tarihinde açılan dava konusu taşınmaza ilişkin tapu iptali ve tescil davasının reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, davalıların tapu ve mülkiyet hakkından kaynaklı üstün bir hakkı olmadığı anlaşılmaktadır. O halde, Mahkemece, dava konusu taşınmazda davalılar tarafından bina yapılmak suretiyle yapılan müdahale nedeniyle davalıların tapu ve mülkiyet hakkından kaynaklı üstün bir hakkı olmadığından kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazları yukarıda gösterilen sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'un 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 15.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy