MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı asil tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı adına kayıtlı olan 27 ada 120 parsel sayılı taşınmaz üzerinde ki 94 m2lik tek katlı evin, davalı tarafından kullanıldığını belirterek, 01.03.2013-31.08.2015 tarihleri arasında fazlaya dair haklarını da saklı tutarak 1780 TL ecrimisilin dönem sonları itibariyle işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne 1600 TL ecrimisilin dönem sonları itibariyle hesap edilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Karar, davalı asil temyiz etmiştir.
Dava, ecrimisil talebine ilişkindir.
6100 sayılı HMK’ye 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK’un 14.07.2004 tarih, 5219 sayılı kanunla değişik 427. maddesi uyarınca, karar tarihinde temyiz sınırı 2.190 TL olup, temyiz konusu yapılan ecrimisil miktarı temyiz kesinlik sınırının altında kalmaktadır.
Temyiz kabiliyeti olmayan kararlara karşı temyiz isteği yönünden mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay'da da bir karar verilebilir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz talebinin miktar itibariyle REDDİNE, HUMK'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy