MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacılar vekili, tarafların dava konusu 119 ada 8 parsel, 119 ada 9 parsel, 119 ada 21 parsel, 121 ada 2 parsel, 122 ada 17 parsel, 114 ada 44 parsel ve 121 ada 6 parsel sayılı taşınmazlarda pay sahibi olduklarını, taşınmazlardaki payın davalı ...'a annesinden intikalen geldiğini, diğer davalı ...'ın taşınmazda pay sahibi olmayıp, davalı ...'ın eşi olduğunu, davalıların dava konusu taşınmazları kullanarak fındık mahsulünü topladıklarını ve davacıların kullanımını engellediklerini, vekil edeni ... dışındaki diğer davacıların ise paylarını dava tarihinden önce 01.07.2013 tarihinde davacı ...'a sattıklarını belirterek, davacılardan ... için dava konusu taşınmazlarda pay sahibi olduğu 01.07.2013 tarihinden, diğer davacılar için ise 15.08.2009 tarihinden paylarının satıldığı 01.07.2013 tarihine kadar hesaplanacak olan ecrimisilin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., ... haricindeki davacıların davaya konu parselleri çok uzun zamandan beri kullanmadıklarını, dava konusu taşınmazlar üzerindeki fındıkları davacıların dikmediklerini, davacı tarafın hak ve alacağının zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ..., davaya konu parsellerde hisse sahibi olmadığını, davanın pasif husumet nedeniyle reddi gerektiğini, dava konusu taşınmazlar üzerindeki fındıkları davacıların dikmediklerini, davacı tarafın hak ve alacağının zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabul,kısmen reddine, davaya konu 114 ada 44 parsel sayılı taşınmaz yönünden davacı tarafın aktif husumet ehliyeti olmadığından iş bu taşınmaz yönünden davanın usulden reddine, davaya konu 119 ada 9 parsel sayılı taşınmaz yönünden davalı tarafın pasif husumet ehliyeti olmadığından iş bu taşınmaz yönünden davanın usulden reddine, davaya konu diğer taşınmazlar yönünden 01.07.2013-01.07.2014 tarihleri arasında doğan 820,79 TL ecrimisil bedelinin hasat tarihi olan 25 Eylül tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil istemine ilişkindir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Tüm dosya içeriği ve toplanan delilerden, dava konusu 119 ada 8 parsel, 119 ada 21 parsel, 121 ada 2 parsel,121 ada 6 parsel ve 122 ada 17 parsel sayılı taşınmazlarda, davalı ..., davacı ... (01.07.2013 tarihli satış işlemi ile) ve dava dışı kişilerin pay sahibi oldukları, 119 ada 9 parsel sayılı taşınmazda davacı ...'ın pay sahibi olduğu, davalı ...'ın herhangi bir hissesinin olmadığı, son olarak 114 ada 44 parsel sayılı taşınmazda ise, davalı ..., davacılar ...'nin pay sahibi olduğu, davalı ...'ın ise dava konusu parsellerde kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının olmadığı, dava konusu 119 ada 8 parsel, 119 ada 21 parsel, 121 ada 2 parsel, 121 ada 6 parsel ve 122 ada 17 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili eldeki davalı ... tarafından eldeki davacı ... aleyhine 04.08.2014 tarihinde şufa davası açıldığı, 09.07.2015 tarihli kararla bahse konu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davalı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği ve kararın 14.10.2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Dava konusu 119 ada 9 parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Somut olayda, Mahkemece, 9 parselde davalıların tapuda hissesi olmaması nedeni ile, bu parsel yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiş ise de, bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki, bilindiği üzere, elatmanın önlenmesi/ecrimisil istekli davalar, doğrudan bu eylemi gerçekleştiren kişi ya da kişiler aleyhine açılabilir, davalı sıfatı yükleneceklerin kayıt maliki olmaları aranmaz. Bu durumda, davalıların dava konusu taşınmazı kullandıklarının ispatlanması halinde talep edilen dönemler için davacının ecrimisil talebinde haklı olduğu hususunda tereddüt bulunmamaktadır. O halde, bu parsel yönünden, Mahkemece yapılacak iş, toplanmış delillere göre, davalıların dava konusu taşınmazı kullanım durumlarının belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi olmalıdır.
Dava konusu 144 ada 44 parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Somut olayda, Mahkemece, 114 ada 44 parsel sayılı taşınmazda davacı ...'ın tapuda malik olmadığı gerekçesi ile bu parsel yönünden aktif husumet nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiş ise de, bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki,
114 ada 44 parsel sayılı taşınmazın tapu kayıtları incelendiğinde, davacıların 24.12.2012,18.06.2013 tarihli intikal işlemleri ile tapuda malik oldukları, davacı ...'in ise malik olmadığı anlaşılmaktadır. Dava dilekçesine ekli, davacıların diğer davacı ...'e verdiği 27.06.2014 tarihli vekaletnamede, davacı ...'in bu parsel ile ilgili toplanan mahsullerin bedelini talep etmeye yetkili kılındığı ve iş bu vekaletname uyarınca da davacı ...'in diğer davacılar adına vekaleten dava açmaya yetkili olduğu düşünüldüğünde, davacı ... dışındaki davacılar için ecrimisil talebinin esastan incelenmesi gerektiği açıktır. O halde, Mahkemece yapılması gereken iş, davalıların bahse konu parseli kullanım durumlarının sabit olması halinde, bahse konu taşınmazın tapu intikallerinin de dosya arasına alınarak, davacıların tapu edinim tarihleri tespit edildikten sonra hesaplanacak ecrimisilin davalılardan tahsiline karar vermek olmalıdır.
Tüm bu hususlar düşünülmeden, yazılı gerekçelerle dava konusu 119 ada 9 parsel ile 114 ada 44 parsel yönünden davanın usulden reddine karar verilmiş olması yanlış olup hükmün açıklanan nedenlerle bu parseller yönünden bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın (2) sayılı bentte açıklanan nedenle 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca HUMK'un 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 20.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy