MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı ve davalılara ...'dan miras kalan, intikali yapılan ancak paylaştırılmayan ... Köyü 912, 920, 930, 934 parsel,... Köyü 3610, 3620, 3590, 3587, 3580, 3592, 2986, 2979, 2982, 2988, 3032, 3509, 3119, 3120, 2833, 320, 870, 878, 2896, 2879, 2933, 2936, 2937, 2940, 2943, 2952, 3534, 3417, 3439, 3116 parselde kayıtlı toplam 119,384 m2 büyüklüğünde 34 parça taşınmazın bulunduğunu, bu taşınmazların davacı ve davalılar adına kayıtlı olduğunu, taşınmazların tamamını muris ... vefat ettikten sonra ...'ın, ... da vefat ettikten sonra davalıların ekip biçtiğini, davacıya payını vermediklerini, davacının ... 5. Noterliğinin 21.03.2013 tarihli ve 06399 yevmiye nolu ihtarnamesi ile ecrimisil bedelini ödemelerini, aksi halde aleyhlerine dava açılacağını davalılara ihtar ettiğini ancak davalıların herhangi bir ödeme yapmadıklarını, ihtar tarihinden geriye 5 yıllık ecrimisil bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde, davacının talep ettiği ecrimisil bedelinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalılardan ...'ın zihinsel özürlü olduğunu ve vesayet altında olduğunu, ... aleyhine açılmış olan davanın ortadan kaldırılmasına karar verilmesini, müvekkillerine yaklaşık 99 dönüm arazi düştüğünü, kendi hisselerine düşen araziyi dahi işletemediklerini, ...'ın zihinsel özürlü babasının öldüğünü, annesinin yaşlı olduğunu, kız kardeşlerinin de başka şehirlerde evli olduğunu, araziyi işletmek için gübre, mazot, tohumluk, tarım işçiliği, tarım ilaçları sulamanın çok pahalı olduğundan bu arazilerin işletme imkan ve ihtimalinin de olmadığını, kendilerinin zor geçindiklerini, arazilerin büyük çoğunluğunun boş atıl olarak nadasta olduğunu bu nedenle davanın reddini istemiştir.
Mahkemece mahallinde 26.03.2015 tarihinde keşif icra olunduğu, 12.05.2015 tarihli bilirkişi raporu kapsamında 2833, 3417, 2933, 2937 ve 2952 nolu parsellerin ekilip biçildiğinin tespit olunduğu tanık beyanları kapsamında davalılar murisi ...'ın 2833 ve 3417 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunduğunu, davalılar tanıklarınca keşifte beyan edilmesi karşısında tasarruf yönünden bu iki taşınmazın davalılar murisi ... tarafından sağlığında tasarruf edilerek vefat ettiği 23.01.2012 tarihinden sonra mirasçısı ... ile onunla birlikte yaşayan davalı çocuğu ... tarafından bu iki taşınmazın kullanılmaya ve semeresinden istifade edilmeye devam olunduğu bu yönde alınan ve hükme elverişli görülen 31.03.2016 tarihli bilirkişi ek raporu kapsamında hüküm kurulması gerektiği anlaşılmış olmakla davanın kısmen kabulüne, davacının taşınmazlar, tasarruf, süre ve ecrimisil miktarına yönelik fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar vermiş olup, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil alacağına ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Mahkemece, gerekçe kısmında da açıkça değinildiği üzere 31.03.2016 tarihli bilirkişi ek raporunun hükme elverişli görülmekle anılan rapor doğrultusunda davaya konu 2833 ve 3417 nolu parsellerin davalılar murisi ...'ın vefat ettiği tarih olan 23.01.2012 tarihinden sonraki sadece 2012 yılına ait davacı hissesine düşen ecrimisil miktarının 180,50 TL, davaya konu 2833 ve 3417 nolu parsellerin davalılar murisi ...'ın vefat ettiği tarih olan 23.01.2012 tarihinden önceki 4 yıllık davacı hissesine düşen ecrimisil miktarının ise 605 TL olduğu görülmektedir.
Ne var ki bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, temyiz edilen hükmün HUMK'un 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının (2.) bentte açıklanan nedenle kabulü ile hükmün 1.fıkrasının 1.bendinin 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 438/7. fıkrası gereğince "Davalı tarafça kullanıldığı belirtilen 2833 ve 3417 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin olarak bilirkişi heyeti tarafından sunulan 31.03.2016 tarihli ek rapor kapsamında davalılar murisi ...'ın ölüm tarihi olan 23.01.2012 tarihinden öncesi kullanıma dayalı olarak belirlenen 605 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil olunarak davacıya verilmesine," şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının (1.) bentte açıklanan nedenlerle reddine, HUMK'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 21.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy